17 Aralık 2012 Pazartesi

Seyahat Günlüğü : Beograd

14 Aralık Cuma günü THY saat 07:50 uçağı ile Belgrad seyahatimize başladık.
Yaklaşık 1 saat 40 dk süren yolculuk sonrasında karlarla kaplı Belgrad’a indik. Sakin bir gündü.
Bagajları aldığımız yerde Tourist Information masasından şehir haritası aldık. Crystal Otel için rezervasyon yapmıştık. Otelimizin bulunduğu bölgeye nasıl ulaşacağımızı öğrendik. Gideceğimiz otobüsün ücretini ve çıkınca para bozdurmamız gerektiğini görevli bize anlattı.
Döviz bürosunda yaklaşık 1 Euro 111 RSD (Sırp Dinarı) olacak şekilde paramızı bozdurduk.
Otelimiz Sava Kilisesi’nin hemen arkasındaydı. Burayı ulaşımı merkezi olduğu için seçmiştik.
Havalimanından A1 nolu otobüs ile son durağına gidince çok yakınına ulaşılabiliyormuş. A1 hattının kişi başı ücreti 300 RSD.
Yaklaşık 30 dakikalık bir otobüs yolculuğu sonrasında Sava’nın arkasında indik ve otelimizi bulmak üzere yürümeye başladık.
Hava gerçekten çok soğuktu. Kaldırımlar, yollar kar kaplıydı. Ara sokakta yürümek bile çok zor oluyordu. Bir de esen rüzgar ile çatılardan uçuşan karlar iyice işleri zorlaştırıyordu.
İlk sefer olduğu için biraz arka yollardan dolaşsak da oteli bulduk. Yerel saat ile 11:00’de otele vardık. Otele giriş 15:00 yazıyordu ama yarım saat içerisinde odamızı hazırladılar.
Oteldeki en hoşumuza giden şey free wireless olmasıydı. O kadar çok telefona bağımlı olarak yaşıyoruz ki, eksikliği hemen hissediliyor ne yazık ki L
Odalar gayet temiz ve yeni. Oda kahvaltı 2 kişi gecelik 80 Euro.
Öğleden sonra şehir merkezine doğru gezintiye çıktık. Otelimizden yaklaşık 250 m yürüdükten sonra otobüs durağından 31 nolu hat ile şehir merkezine 10 dk’da gidilebiliyor. (Yukarıdaki Sava resmini arkanıza aldığınızda otobüs durağı orada)
Otobüs bileti alacak bir yer bulamadık. Binince şoföre sorduk, o da boşver geç dedi J
4 durak sonra “Terazi” durağında inip etrafı dolaştık. Bir iki sokak gezdikten sonra esas gezilecek, trafiğe kapalı olan caddeyi bulduk. “KNEZ MIHAILOVA ST.”
Artık iyice acıkmış olduğumuz için ilk önce yemek yiyecek bir yer aradık ve Vapiano’yu gördük. J hemen içeri girip İstanbul’daki fiyatların acısını buradaki üçte bir fiyatlar ile çıkardık.
Cadde boyu dolaşıp bir iki yerde oturup çay-kahve içtik. İki kişi oturup bir şeyler içmek 10 TL’ye bile gelmiyor. Yeme – içme konusunda son derece hesaplı ve iyi bir yer.
Terazi durağına yakın bir DM mağazası görmüştük. Oraya uğrayıp ucuz market alışverişi yaptık. Özellikle İstanbul’da bulamadığımız Alman ürünleri için bu market son derece iyi bir yer.
Yine 31 nolu otobüse para vermeden bindik ve otelimize döndük.
Otelin yine güzel yanlarından biri de çok sıcak olmasıydı. Ya da dışarısı çok soğuk olduğu için bize bu kadar sıcak geliyordu J
Akşam yemeği için daha önceden methini duyduğumuz ve otelimize yakın olan “Frans Restaurant”a gittik. Anladığım kadarıyla burası bu bölgenin en iyi restaurantı. Fiyatlar Belgrad için pahalı olsa da İstanbul’un yarı fiyatından bile daha az. “Veal” denilen özel yetiştirilmiş süt danası bifteği büyük porsiyon olarak 24 TL gibi bir rakama denk geliyor. Diğer tüm hizmetleri de son derece iyi.
Cumartesi sabahı, her zamanki alışkanlıklarımızdan vazgeçemeyerek erken kalktık J
Otelin kahvaltısı bizce yeterliydi, hatta uzun zamandır “haftasonu kahvaltıları”nı unuttuğumuz için biraz abarttık ve sonuç olarak dolu bir mide ile ne yapacağımızı bilemez hale düştük.
Öğle saatlerinde “sightseeing tour”a katılmak için “Trg Nikole Pašića”’ya gittik. Ancak bu karda kışta Belgrad’taki tek turist biz olduğumuz için tur yapılamadı. L Ömrümüzde bir kere niyetlendik onu da başaramadık. Ama rehber kısa da olsa en azından o meydanda eski ve yeni parlamento binalarını gösterdi.
Sonrasında Osmanlı’dan kalan “Kalemegdan”ı gezmeye gittik. Soğuk rüzgar içimize işlese de vazgeçmedik.
Kale karlar altındaydı. Ama genel olarak gezdik. Kale içerisindeki askeri müzeye girmemiz aslında soğuktan donmamıza engel oldu diyebiliriz.
Ama biz tabii ki karlar altındaki halini görebildik.
Şehir rehberlerinde “leisure Street” olarak geçen “Strahinjica Bana Street” caddesine gidip biraz dolaştık.
Özellikle akşam saatlerinde cafe ve barların hareketlendiği bu caddede güzel restaurantlar da bulunuyor.  Bizim bir cay içmek için oturduğumuz Nachos Restaurant Meksika yemeği tercih edilirse gidilebilecek güzel bir alternatif.
Akşam otelin civarındaki bir restaurant’a gittik. Otel civarında bulunan park “Karadjordjev Park” içerisinde bir Lübnan, bir Çin bir de İtalyan restauranı bulunuyor. Biz İtalyan olanı tercih ettik. Burada da fiyatlar 2 kişi 30-40 TL’ye denk geliyor.
Pazar günü yine kahvaltıdan sonra çıkış için son dakikamıza kadar bekledik. Uçak 20:20’de olduğu için kapalı bir yerde beklemek iyi olacaktı. Bir gün önce iliklerimize kadar üşüdüğümüz için tekrarında kesin hasta olarak İstanbul’a dönebilirdik.
Usce adlı alışveriş merkezine yine otelimizin yakınındaki duraktan 9 nolu tramway’a binerek gittik. Burada yemek yiyip bir şeyler atıştırarak, süpermarketten peynir,bal,çikolata gibi ihtiyaçlarımızı J alıp vakit geçirdik.
Bu alışveriş merkezinden havaalanına direkt otobüs vardı. 72 nolu hat ile yaklaşık 30-40 dk’lık bir yolculukla havalimanına vardık.
3 gün boyunca bizden otobüs parası almayan tüm Sırp otobüs şoförlerine teşekkürü bir borç biliriz.
Keşke havaalanından çıkıp evimize gitmek, Belgrad’dan İstanbul’a gelmekten uzun sürmeseydi J Yolculuğun en yorucu kısmı sanırım valiz beklemek ile geçirilen vakitti.

Uzun bir aradan sonra bedava millerimiz ile yaptigimiz bu yolculuk hem ekonomik açıdan hem de psikolojik olarak bize çok iyi geldi.
Umarım 2-3 günlüğüne sizlerinde kaçamak yapma imkanı olur.
Belki 2013'te bir gezi daha planlayabiliriz, neden olmasın :)

12 Ekim 2012 Cuma

Süper Kurabiye

Gerçekten harika bir kurabiye oldu. Aslında bunu kurabiye diye adlandırıp kısıtlamak istemem. Şerbetli tatlılar kategorisine bile girebilir.
Asıl ismi şuruplu kurabiye.
Tarif için Sevgili Lama'nın sayfasına tıklayın lütfen... :)

Afiyet olsun...
(Not: Yerken kırılıp, dağılıyor, bu konuda önerisi olan var mı?)

İrmik Helvası

Geçen günlerde markette eşimin dikkatini Selva vanilyalı irmik çekti.
Alıp deneyelim dedik.
Ben üzerinde yazan tarife göre ancak süt ile su oranını değiştirerek pişirdim.
Süt oranını arttırdım, su oranını azalttım.
Hem kolay hem de lezzetli oldu :)
Bir de arasına dondurma koydunuz mu..... :) Gerisini anlatmayayım.. :))
Tavsiye edilir...

10 Eylül 2012 Pazartesi

Davet sofrası - Eylül 2012

Bu ayki soframız ve menü:


Domates çorba
Salçalı Biftek
Şehriyeli pilav
Çoban salata
Erişte salatası
Humus
Peynirli börek
Zeytinyağlı taze fasulye
Kadayıf

Şimdiye kadar en hızlı hazırladığım sofra diyebilirim. Menüdeki hiçbir şey çok fazla vakit almıyor.

Hele bir börek tarifi buldum ki, bir daha başka şekilde peynirli tepsi böreği yapmam :) Teşekkürler Sefertasi... Tarifi burada.

Erişteli salata yine tüm övgüleri aldı :) Teşekkürler Portakal Ağacı...

Humus'u hazır nohut unu ile yaptım. Nohut ununu sıcak su ile çırpıp, içine tahin, tuz, kimyon, limon suyu ekliyorsunuz. Çok pratik...

Kadayıf ise burada. Tarif çok kolay ancak sıcak kadayıfa sıcak şerbet dökün diyordu. Sanırım ben ikisi de gerçekten çok sıcakken döktüm. Kadayıf biraz dağıldı :( Benim tepsime ölçü biraz kalın geldi. Daha az ölçüyle tekrar deneyeceğim. Ama tadı çok güzeldi. Üzerine dondurma koyarak servis yaptım, tavsiye ederim ;)

Sofradaki bu seferki detay Esse'den aldığım sosluk. İçerisine nar ekşisi koydum. Kaşığı derin ve hacimli, sıvı bir şeyi servis etmek için ideal. Açıkçası geçen hafta Esse'deki %50+%50 indirimden ben eni konu faydalandım. Birçok şey aldım. Yine bir indirim olursa daha almak istediklerim var, duyurulur...

Beyaz iş

Beyaz iş severim...

3 Eylül 2012 Pazartesi

Hayat işte...

Bazen ne çabuk geçiyor zaman...
İnsanın duyguları ve düşünceleri nasıl değişiyor zamanla...

Mayıs ayında karar vermiştim, artık iş değiştirecektim. Yeni bir başlangıç yapacaktım.
Hatta tarihsel planlarımı bile yapmıştım. Yeni bir iş bulup, 2 ay içerisinde işlerimi devredip, Eylül ayında başlarım yeni hayatıma diyordum.

Gel gelelim ki; öngörülmeyen bir çok şey oluyor. Bazen mutlu bazen acı...
Benim için herşey olumlu oldu Allah'a şükür :)
Ben hayat düzenimi değiştirmeye çalışırken, hayat benim düzenime göre değişti :)

Şimdi anlıyorum ki; ben işimi seviyorum ve iş değiştirmek istemiyordum. Gerçek hislerimle değil de mantığımla hareket etmeğe çabalıyordum. Ama yüreğimi bilen Allah'ım tüm hayatımı kolaylaştırdı...

Eylül ayının ilk çalışma haftasına başladım ve hala aynı yerimde oturuyorum. Mutluyum :))

Hayat işte; yarının bize ne getireceği belli değil.
Bugünü en güzel haliyle yaşayıp, yarın için yepyeni umutlar yeşertmek dileğiyle...

31 Ağustos 2012 Cuma

Diyet Maceraları - 5

Uzun zamandır yerinde sayan kilolarıma bu hafta az da olsa aşağı doğru bir ivme kazandırmayı başardım :)

30 Ağustos Zafer Bayramı tatilini fırsat bilip biraz yürüyüş yaptım. Bol bol su içtim.

Hafta sonları ve evde kahvaltı yapabildiğim günler, kahvaltıda ekmek yemeyip "Karatay Diyeti"nden duyduğum şekilde protein ağırlıklı besinler tüketmeye çalışıyorum.
Örneğin; 2 adet haşlanmış yumurta (kayısı kıvamında), bol beyaz peynir, taze kaşar peyniri, domates, salatalık, 10 adet siyah zeytin.
Bu şekilde kahvaltı ettiğimde gerçekten de 6-7 saat acıkmıyorum. "Karatay Diyeti"nin temeli acıkmadan yememek. Böyle vücudun şeker düzeni ile oynamıyorsunuz.
Akşamı da bol yoğurt ve sebze yemeği ile geçirince sabah bir baktım ki kilo azalmış :)

Keşke hergün bu şekilde kahvaltı yapabilsem ama işe giderken ancak ekmek arası bir sandviç hazırlamak ve iş yerinde bunu yemek en kolayı oluyor :(

Devamını ümit ederek yola devam...



22 Ağustos 2012 Çarşamba

Bayram Şekeri

Ramazan bayramını şeker tadında geçirmek için "Bayram Şekeri Projesi"ni hayata geçirdim.

Benim için biraz uğraştırıcı ama bir o kadar da zevkli oldu.

Önemli olan hem ağzımız tatlansın, hem de bizden bir hatıra kalsın sevdiklerimize...

Umarım yüzlerde mutlu bir tebessüme, yüreklerde sıcak bir temasa mazhar olmuşuzdur...

Nice bayramlara...


Not: Tabaklar cam füzyon tekniği ile yapılmış. İçlerine lokum doldurdum. Lokumlar kurumasın diye üzerlerimi önce strech film ile kaplayıp, beyaz tül ile sardım. Tebrik kartlarımızı da uygun renklerde kurdeleler ile bağladım.
İşsiz kalırsam şekerciliğe başlarım artık :))

17 Ağustos 2012 Cuma

Beyaz Çerçeveler

Neredeyse evimize taşındığımdan beri aklımda olan bir projeye başlayacağım artık.

Aşağıdaki gibi düzenleyebileceğim bir duvarım var.


İş, bir sürü beyaz çerçeve almakta...

İlk koleksiyonuma Tchibo'da gördüğüm ve çok orjinal bulduğum bir çerçeve ile başladım.



Ama daha çooook çerçeveye ihtiyacım var :))

Ekleme:
Çerçeve konusunda bayağı yol katettim...
Daha da almaya devam ediyorum :)


Sultanahmet Gezisi

Dün Ramazan bitmeden Sultanahmet'te akşam turu yaptık.

Ruhum dinlendi...

14 Ağustos 2012 Salı

Kabaklı Salata

Bu haftanın  değişik yemeği yoğurtlu kabak salatası.

Dövme denilen iri bulguru önce sıcak suda beklettim, sonra yumuşayana kadar haşladım.
3 adet kabağı birer parmak kalınlığında kesip, ayrı bir kapta haşladım.
Kabakların suyunu süzüp, bir kabın içerisinde daha ince doğradım.
Çırpılmış yoğurt, tuz, kuru nane, kabak ve bulguru karıştırdım.

İşte sonuç :


İçerisine taze nane de koyulabilir.

Doyurucu ve serin bir yiyecek oldu.

Not: kilo durumumda bir değişiklik yok ne yazık ki... dikkat etmeye devam ediyorum. gelişmelerle tekrar karşınızda olmak ümidiyle...

7 Ağustos 2012 Salı

Haftasonu davetleri

Geçtiğimiz haftasonu cumartesi iftar, pazar akşamüstü çayı ve peşi sıra tekrar iftar sofrası hazırladım.

Son derece koşturmalı ama bir o kadar da mutlu bir hafta sonu geçirdim.

Evlenmeden önce çok dua etmiştim. Evimize gelen giden hiç eksik olmasın diye. Allah sesimi duymuş olmalı ki, dualarım kabul oldu. Bizim gelenimiz-gidenimiz çok olur =)

Menüler:
İftar Daveti Menüsü;
- Domates çorba
- Sandal sefası (Tarif için Portakal Ağacı'na teşekkürler :)
- Şehriyeli pilav
- Zeytinyağlı barbunya
- Erişte salatası (Tarif yine Portakal Ağacı'na ait...)
- Paçanga böreği
- Yalancı Tavuk Göğsü Rulosu (Portakal Ağacı'na saygılarımızla :)) Tarif için tıklayınız...)

Çay Daveti Menüsü;
- Paçanga böreği
- Zeytinyağlı biber dolma
- Mercimek köftesi (Tarif yine Portakal Ağacı'na ait...)
- Erişte Salatası
- Vişneli Kakaolu Cupcake (Tarif Mutfak Sırları'ndan)
- Yalancı Tavuk Göğsü Rulosu

Özellikle Yalancı Tavuk Göğsü çok beğenildi.
Eşim pek sütlü tatlı sevmez ama bunu kaç porsiyon yedi sayamadım.
Her misafir tarifini aldı. Ben rulo yaparken içine fındık krokan koydum. Tarifte bekleyince cevizlerin kararabileceği belirtilmişti. Riske girmek istemedim. Krokanla da çok harika oldu.

Mercimek köftesini yarım ölçü olarak düdüklü tencerede yaptım. Çok kolay oluyor, tavsiye ederim.

Erişte salatası, yine eşim tarafından çok beğenildi. Açıkçası eşim beğendiği zaman herkes beğenir diye düşündüğüm için özellikle onun yorumlarını belirtiyorum. Zira kendisi çok yemek seçer.

Vişneli kek'i taze vişne ile yaptım. Ayıklarken biraz heyecanlı anlar yaşansa da etrafı batırmadan başarıya ulaştım. Kepekli un kullandım ve şeker miktarını biraz azalttım. Bizim ailemizin damak tadına uygun oldu. Ancak daha yoğun bir tat istiyorsanız bu tip değişiklikler yapmadan tarifi uygulamanızı öneririm.

Pazar akşamı olduğunda çok tatlı bir yorgunluk oldu ama hepsine değdi.

Evimiz hep böyle dolsun taşsın inşallah :))

Not: mümkün olduğunca az kalorili yemeğe dikkat ettim, ama caydırıcı faktörler çok fazlaydı :)

30 Temmuz 2012 Pazartesi

mücver

Merhaba,

Dün fırında mücver pişirdim. Mücveri çok severim. Ama kızartma olunca hem çok ağır bir yiyecek hem de çok kalorili oluyor.

Ben fırında yapmayı seviyorum. Hele yazın bol yoğurt ile tadına doyum olmuyor.

Aslında tarifinde belli ölçüler yok. Malzemeye göre göz kararı yapıyorum.

Borcama ister ince, ister kalın olarak döküp fırınlıyorsunuz.



Yaklaşık ölçüler:

5 adet orta boy kabak
2 yumurta
2-2,5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
taze nane
dereotu
pul biber
tuz

Kabakları rendeliyoruz. Tüm malzemeyi karıştırıp yoğuruyoruz. Kabakların sulu olup olmadığına bağlı olarak un miktarını azaltıp çoğaltabilirisiniz.
İsteğe göre içine peynir de ilave edilebilir.
180 derece fırında yaklaşık 25 dk pişiyor. Üzeri kızaracak.

Afiyet olsun.

23 Temmuz 2012 Pazartesi

tatil dönüşü

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba :)

Tatilin nasıl geçtiğini anlatmama gerek yok, tatilin kötüsü olmaz, değil mi?

Tatil dönüşü kilo durumu aynı kaldı. Ama yılmadan devam ediyoruz, bakalım günler ne gösterecek...

Dün çok sevdiğim arkadaşım ve eşi bize çaya geldiler. Ben de ne yapsam diye düşünürken bir de baktım ki, zaten evde 1 yumurta kalmış :) mecburen google araması yaparak 1 yumurta ile yapılan bir kek buldum.

Sonuç harika oldu. Tarif www.tarifdefteri.com 'a ait. Aynen aktarıyorum.

1 yumurta keki
1 yumurta (iri yumurtalardan olursa daha iyi olur)
2 çay bardağı şeker (çok tatlı sevenlerdenseniz 2,5 çay bardağı koyun)
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı yoğurt
3 çay bardağı un (unun kalınlığına göre maksimum 3,5 çay bardağı)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

yumurta ile şeker iyice çırpılır, yağ, yoğurt ve elenmiş un eklenir ve ağır akışkan bir kek kıvamı elde edilir. Sonra isterseniz HERHANGİ yağlanmış kek kalıbınızda hafif ısıtılmış fırında 180 derecede kabarıp kızarana kadar pişirin yada aynı şartlarda dediğim gibi minik kek kalıplarının dibini fırça ile hafif sıvı yağlayıp kek kağıdını koyun onun üzerine yaklaşık dolu dolu 2 kaşık kek hamurunu doldurarak o şekilde pişirin(Yani malzeme koyacağınız kalıbın yarısını dolduracak kadar olsun), şirin şirin top kek leriniz olsun.(HAMURDAN MİNİK TOPKEKLER İÇİN 12 ADET ÇIKIYOR) Özellikle çocuklar bayılıyor görüntüsüne, birde keki keserken çekilen sıkıntılar olmuyor eşit olsun dağılmasın falan. tek porsiyonluk servisler oluyor.

Birde ben bir keresinde bayağı ince şekilmiş ceviz karıştırdım içine kek gibi oldu aynı ama tadı acı badem kurabiyesine çok benzemişti, öylede denenebilir.

 http://www.tarifdefteri.com/forum/1-yumurta-keki-1428.html 



Ben kepekli un kullandım. Yağ olarak riviera zeytinyağı ekledim.

Hem çok hızlı, hem de çok lezzetli oldu.
Kek tam puan aldı. Tavsiye ediyorum. :))


Tabii sadece kek olmazdı. Yanına ıspanaklı börek de yaptım. Sağolsun kayınvalidem sarıp dondurucuya atmıştı. Çok rahat oldu. Onun da ellerine sağlık...

Arkadaşım da minik tartoletler hazırlayıp gelmiş... Onlar da işin kaymağı oldu. :)

Ama bunları yedikten sonra akşam yemeği yemediğimi de belirteyim :P
Hedefimiz en az 5 kilo daha vermek. 


25 Haziran 2012 Pazartesi

Tatile gidiyorum

Vakit geliyor...

Uzun zamandır hevesle beklediğim tatil, Allah'tan birşey gelmezse inşallah çarşamba günü başlayacak.

Tüm ihtiyacı olanlara arzu ettikleri şekilde tatil yapmalarını dilerim.

Tatil dönüşü görüşmek üzere...

Not: Bu arada 1 kg daha vermişim. İnşallah böyle "tek tek basaraktan" hedefe ulaşacağım :))
Tatil dönüşü buradan kilo bildirimi yapacağım...


8 Haziran 2012 Cuma

Diyet Maceraları - 4

Yine çok zaman geçti, yeni bilgileri veremedim. Ama işlerim çok yoğundu :((
Dikkat etmeye devam ettim yediklerime. Sonucunda yarım kilo daha verdim. Şimdiye kadar 3 kilo vermiş oldum böylece :)
Kilo almaktansa, vermeyip aynı kiloda kalmak bile benim için çok iyi.
Az da olsa ilerleme kaydetmek beni çok mutlu ediyor.
Bu aralar herkes depresyonda olabileceğimi söylüyor. Ama ben çok yorgun olduğum için isteksiz ve neşesiz davrandığımı düşünüyorum. Tatile çıkmama 20 gün kaldı. İnşallah sonrasında daha yüksek moral-motivasyona sahip olacağım :))
Tatile çıkılmadan önce verilen her gram çok değerli.... :)
Diyete devam....


23 Mayıs 2012 Çarşamba

Diyet Maceraları - 3

Buradan yazmıyorum diye kendimi yine abur cubura verdim sanmayın :)
Elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum.
Ama daha önceki yazılarımda da soylediğim gibi hayat bu aralar biraz acımasız davranıyor sanki :( hani derler ya "kafamı kaşıyacak vaktim yok" diye.
Benim durumum da aynen öyle...
Spor yapamıyorum. Öğlenleri çorba-salata ve yağsız bir ana yemek yemeye dikkat ediyorum.
En az 2 lt su içiyorum. Bazen öğleden sonra ufak bir porsiyon sütlü tatlı yiyorum.
Akşamları çok geç eve gittiğim için elimden birşey gelmiyor :( sadece sebzeyle yemeği geçiştirebilirsem çok mutlu oluyorum.
Bütün bunların sonucunda 0,5 kg daha vermişim.
Ne yapalım artık, geç olsun da güç olmasın ... :)

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Anneler günü hediyeleri 2

Anneler günü tasarımlarımı geçen hafta paylaşamadım, kusura bakmayın :P

Tedi'den birer hasır sepet aldım. İçlerine saksı çiçekleri koydum. Teyzeme sardunya, Annenanneme küpe çiçeği :)
Diğer tarafına ise aldığım ufak hediyeleri yerleştirdim.

İçlerine hediye kartlarını da yerleştirmeyi unutmadım tabi ki...

Kartları pdf olarak buraya nasıl yerleştireceğimi bilmiyorum. Kart şablonları ve bunları yerleştirdiğim zarflara ait şablonlar var. Bunu nasıl yapacağımı öğrenince bu yazıyı güncelleyeceğim.

Bakalım seneye nasıl bir fikir bulacağım....

Yeni bir hafta...

Dün akşam Behzat Ç.'yi seyrederken diyordu ki: "Haftalar 7 gün değil de 3 gün olsa, hayatımda ne değişirdi." Ne yazık ki durum bundan ibaret. Her pazartesi yeni bir haftaya başlıyoruz ama hayatımızda yeni olan hiçbirşey yok...
Yaklaşık 2-3 haftadır her sabah uyandığımda ağlamak istiyorum. Önceleri bahar yorgunluğu olduğunu, mevsimsel olarak biraz uyku ihtiyacımın arttığını düşündüm.
Daha bahar geçmedi, hala bu ihtimal olabilir. Ama artık gerçeklerle yüzleşmem gerek...
Bu hayattan sıkıldım. Artık bu şartlar benim bünyemi zorluyor. Her sabah 05:45'te uyanıp bin bir güçlükle geldiğim işim artık beni tatmin etmiyor. Kendime soruyorum: "Bu işi yapmak için mi, sabahın köründe uyanıp buraya geldin?"
Kendime birşeyler katamıyorum. Şirket ile benim aramda bir alışveriş kalmadı. Standart bir memur mantığıyla iş yapar oldum. İşte bu benim karakterime uymuyor. Daha öğrenecek çok şeyim olmalı... bu kadar erken pes etmemeliyim yeni bir şeye adım atmaktan. Bu kadar korkak olmamalıyım.
Offf...
Bir yanda ideallerim bir yanda hayatın sorumlulukları... Acaba ben mi kendimi herşeyden sorumlu hissediyorum?

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Diyet Maceraları - 2

Haftaya morali yüksek başlıyoruz...
Hafta sonu biraz yediklerime dikkat ederek geçirince 1 kilo daha vermişim :)
Tabii ki bu 1-2 kilo vücudun topladığı ödem olabilir ama tartıyı biraz olsun aşağıda görmek motivasyonu yükseltiyor.
Başarılarımızın devamını dileriz...



11 Mayıs 2012 Cuma

Diyet Maceraları - 1.gün

Dün kazasız belasız 1.günü tamamladım.

Kısaca yaptığım ve dikkat ettiğim şeyleri özetleyeyim.
  • Yaklaşık 3 lt su içtim.
  • Biri öğlene doğru, biri yatmadan önce olmak üzere 2 bardak yeşil çay içtim.
  • Öğlen çorba,nohut ve salata yedim.
  • Arada diyet bisküvi atıştırdım.
  • Akşam patlıcan, yoğurt ve salata yedim.
  • Akşam 30 dk hafif tempolu yürüyüş yaptım.
Önümüzdeki haftasonunda bir aşırılık yapmazsam, inşallah pazartesi 1 kilo vermiş olarak gelirim.


10 Mayıs 2012 Perşembe

Günaydın dünya :)

Son 6 ayda aldığım 6-7 kiloyu vermek için bugün ciddi bir başlangıç yapmak istiyorum.
Belki buradan yaşadıklarımı yazmak işimi kolaylaştırır.

Hadi başlayalım bakalım....



9 Mayıs 2012 Çarşamba

Anneler günü hediyeleri 1

Anneler günü hediyelerimin ilk bölümünü bugün kargoya verdim.

Dün akşam Portakal ağacı'ndan bir tarif denedim. Gerçekten adı gibi kolay oldu :)
Denemek isteyenler için: kolay kurabiye

Pişirdiğim kurabiyeleri kavanozlara doldurdum.

Hediye paketlerine birer kart eklemeyi de unutmadım.


İnşallah yüzlerini güldürebileceğim bir anı olur :)

Diğer çalışmalarımı haftasonu tamamlarım inşallah...

13 Nisan 2012 Cuma

Bebek hediyesi - Bebek Bezi Pastası

2010 yılında çok sevdiğim bir arkadaşım doğum yapacağında "Acaba onu mutlu edecek nasıl bir hediye hazırlayabilirim?" diye düşündüğümde, "Bebek Bezi Pastası" henüz yeni yeni Türkiye'de moda olmaya başlamıştı.

Uzun araştırmalar sonucunda ben de bunu yaptım :
Pastanın yapılışını internette aratarak, videolu gösterimler bulabilirsiniz.

Ben üç katlı yaptım, ama 1 ya da 2 katlı da yapılabilir. Her kat için bezlerin etrafını renki kurdeleler ile kapladım. Katların aralarını beyaz otrişler kullanarak kapattım. Böylece kıvrılmış bezler görünmedi.

Bezlerin aralarına kalpli çubuklar yerleştirdim. Ayrıca renkli kenarlı ağız mendillerini kıvırıp, birer çubuğa yerleştirdim. "Lolipop" şeklinde oldular :)

En alta kalın bir karton yerleştirdim. Kenarlara birer patik koydum. Burada görünmüyor ama bir yelek de örüp, arka tarafına yerleştirdim.

Gayet kolay ve karşınızdakinin yüzünü güldüren bir hediye.

Tavsiye ederim...

Anneler günü

Anneler gününe az kaldı...
Bu sene değişik nasıl bir hediye düzenleyebilirim diye düşünüyorum.
Bence amaç hediyenin büyüklüğü değil. Önemli olan Annelerimizi ne kadar çok sevdiğimizi ve onların yüzünü güldürmek için ne yapabileceğimizi göstermek.

Bu sene içinde ufak tefek ama elde yapılmış hediyeleri birlikte vereceğim bir sepet hazırlamayı planlıyorum.

Sepet içerisinde: kişisel olarak kullanılabilecek bir ürün + o günü hatılayıp bakacakları bir hediye kartı + kendi hazırladığım bir ürün olsun istiyorum.

Mesela, içine kendi pişirdiğimiz küçük kurabiyeler koyabileceğimiz Anneler gününe özel bir kutu yapabiliriz. Ben bir tane yaptım:
Şablonu buradan alıp yapabilirsiniz:


Hediyelerimi vermeden önce burada paylaşacağım.
Eminim sizin de daha değişik fikirleriniz vardır.
Paylaşırsanız memnun oluruz :)

Başlarken...

Uzun zaman önce hesabı oluşturmama rağmen yazı yazmaya başlamak çok zor geldi..
Kısmet bugüneymiş :)
İnşallah bundan sonra hem aklıma gelen fikirleri ve hem de içlerinden uygulayabildiklerimi buradan paylaşacağım.
Hadi bakalım kolay gelsin bana :)