Kısa bayram tatilinde hem yeni bir yer görmek hem de yaz mevsiminin nimetlerinden faydalanmak için bir rota aramaya başladık.
Öncelikli eleme vize istemeyen ülkelerden yana oldu.
İkinci kriterimiz ise denize girebileceğimiz güzel sahillerdi.
Böylece biraz Google Earth yardımıyla Budva'yı keşfettik...
THY ile İstanbul'dan Karadağ'ın başkenti Podgorica'ya ulaştık. Uçaktan gördüğümüz kadarıyla başkent denilemeyecek kadar geri kalmış bir havası vardı.
Havalimanı da bu tezimizi doğruluyordu. Uçaktan inince yürüyerek binaya giriyorsunuz. Çok küçük...
Havalimanından taksi ile otobüs terminaline geçtik. Burada sabit ücret alıyorlar, 12 EURO. Ama otobüs terminaline gitmek istediğinizi söyleyince esas nereye gitmek istediğinizi soruyorlar ve orası için fiyat vermek istiyorlar. Mesela direkt Budva'ya taksiyle götürmek için 65 EURO önerdiler. Biz, otogarda arkadaşlarımız bekliyor deyip atlattık :)
Otogar da çok eskiydi. Budva'ya 2 kişilik bilet aldık, 11 EURO. Seyahat edeceğimiz otobüs, 1980'lerden kalma bir Mercedes'ti :)
Otobüste bagaj için ayrıca 1 EURO istediler. Anlam veremedik ama parayı verdik.
Podgorica-Budva arası 1 saat 35 dakika sürüyor. Budva'daki otobüs terminaline varmadan otelimizi yol kenarında gördük, ancak valizimiz bagajda olduğu için yolda inemedik.
Booking.com üzerinden Hotel Kangaroo için rezervasyon yapmıştık. Fiyat bize çok makul geldi. 3 gece 2 kişi OK 195 EURO ödedik. Fiyat fayda karşılaştırması yaparsanız çok makul bir otel. Öncelikle oda ve çarşaf, havlu gibi malzemeler çok temizdi. Otelin son katı olan 4. katta kalıyorduk. Ön tarafta ucundan deniz gören bir terasımız vardı.
Ama 4. kat olması nedeniyle sanırım, yoğun saatlerde sıcak suyu duşta beklemek zorunda kaldık. Genel olarak oteller eski şehrin olduğu şehir merkezine uzak yerleşmiş. Gece ve gündüz açık bir pazar olan trafiğe kapalı bir yoldan yürüyorsunuz. Herkes bu şekilde yürüyor, ama gün içinde 2-3 kere gidip gelirseniz çok yorucu da olabiliyor. (Sonradan Google Earth ile ölçtüm yaklaşık 1,5 km) Çok sıkıntı çekmedik ama bir daha gidersek eski şehirde kalmak istiyoruz. Şehir merkezinde kalmak için alternatif olarak; Vila Balkan, Hotel Astoria ve Hotel Mogren'i önerebilirim. Hepsinin konumu çok iyiydi.
Bizim kaldığımız Hotel Kangaroo'nun Kahvaltısı bence çok zayıftı. Hele geç kalırsanız yiyecek neredeyse kalmıyordu. Gerçi internetteki yorumlar ve oteldeki kalabalık öğle ve akşam yemeklerinin ucuz ve güzel olduğunu gösteriyordu. Fakat biz biraz değişik yerleri denemek istedik.
Otele vardığımızda saat 16:30'du. Hemen denize gidip bakmak istedik. Otelden karşıya yürüyüp deniz kenarına vardık. Burada yan yana plajlar vardı. İlk karşımıza çıkan lüks bir plajdı: Torch. Diğer plajlar hakkında güvenliğin nasıl olduğu hakkında pek fikrimiz yoktu. Hem de vakit kaybetmemek için Torch'a girdik. 2 şezlong ve şemsiyeye 20 EURO verdik :( Deniz konusunda ilk izlenimimiz süperdi diyemeyeceğim. Ama fena da değildi.
Plajda biraz vakit geçirdikten sonra güneş batarken eski şehre doğru yürümeye başladık. Diğer plajların fiyatlarını sorduk. 8-10-13-15 EURO arasında değişiyordu. Sahil boyu yürüdükten sonra ana caddeden geri döndük. Biraz etrafımızı tanıyalım turu yaptık.
Akşam hazırlanıp yine merkeze doğru yola koyulduk. Çok acıktığımız için sahilde gözümüze kestirdiğimiz bir restauranta oturduk, Vila Magnojlovic. Karides, salata, pizza, patates, içecekler 25 EURO tuttu. Lezzetine göre makuldu.
Bu saatten itibaren başka bir sorun ile karşı karşıyaydık. Yanımızda çok fazla EURO yoktu. Dolar ile gelmiştik. İstanbul Havaalanında çevirmek istedik ama çok fazla kur farkı vardı, vazgeçtik. Podgorica havaalanında döviz bürosu yoktu. Podgorica otogarında döviz bürosu yoktu. Budva otogarında ise kapalıydı. Ayrıca bizdeki gibi yollarda da döviz bürosu yok. Sadece bankalarda para değişimi yapılıyor. Bu yüzden siz siz olun paranızı EURO olarak cebinize koymadan Budva'ya gitmeyin.
Cebimizde bir kaç EURO ile eski şehri turladık. Eski şehrin hemen arkasında kalan plajda kumsalda oturup bir şeyler içebileceğiniz güzel kafe ve restaurantlar var. Akşam mum ışığında kumsalda oturmanızı tavsiye ederim. Kalenin yanından ya da içinden bu kısma geçilebiliyor.
Ertesi sabah hemen resepsiyona en yakın bankayı ve saat kaçta açıldığını sorduk. Saat 9'da açılıyor dedi. Biz de bekledik, bankaya gittik ki saat 8'de açılıyormuş :( boşuna 1 saat geçirmiş olduk. İhtiyacınız olursa bunu da bir kenara not edin.
Neyse paramız cebimizde 2.günün plaj arayışına başladık. 8 EURO olanda karar kıldık. Zeleni Gaj isimli bir restaurant'ın önünde, ayrıca wireless'tan da faydalanabiliyorsunuz.
Öğlen yine çok uzaklaşmadan yakında bir restaurantta yemek yedik ama daha sonra da göreceğimiz gibi fiyat-fayda açısından çok kötüydü. Biz yemeği yerken şiddetli yağmur başladı. Bizim kaderimiz olabilirdi. Neyse yağmur hafifleyince yine plaja dönüp denize girdik. İlk defa yağmurda denize girmiş oldum :)) Baktık hava açmıyor, toparlanıp otele döndük. Akşama kadar çok şiddetli yağmur yağdı. Neredeyse şemsiye getirmediğime pişman oldum. Neyse ki yıllar önce, bir arkadaşımın tatile giderken mutlaka bir kapalı ayakkabı götürülmeli tavsiyesini hatırlayıp spor ayakkabılarım ile gelmiştim. O akşam iyice giyinip sarınıp düştük yollara.
Kalenin yanındaki bir çin restaurantına gittik, Kineski Restaurant. Yemekler gerçekten çok lezzetliydi. Özellikle tatlı-ekşi et yemeğini tavsiye ediyorum. Yine fiyat-fayda açısından değerlendirdiğimizde çok iyiydi.
Bu sefer daha detaylı olarak kaleyi gezdik.
Biz otelimize dönerken şık şıkırdım giyinmiş beyler ve bayanlar bizim ters istikametimizde şehre gidiyorlardı. Yani Budva'da gece hayatı anlayacağınız çok canlı. Bir sürü bar var ve çok da müşterisi...
Ertesi sabah tekne turu ile oradaki adaya gidip denize girmeyi düşündük. Kahvaltıdan sonra yine yürüyüşe geçtik. Tekne turu yapılan bankoyu tam kale dibinde bulduk. Ama 5 dk farkla kaçırmıştık.
Bu fırsattan istifade kalenin yanındaki çanın resmini çektik :)
Bunun üzerine tavsiyeleri daha önce okuduğum Mogren Beach'i aramaya başladık. Kalenin sağ tarafından yamaçların yanından devam edince ulaşılıyor. Gerçekten çok hoş görünüyordu. Buradaki fiyat 15 EURO. Ama içecek vs. almak için sadece tek alternatif var. Bu nedenle ya yanınızda getireceksiniz, ya da fiyatları kabul edeceksiniz.
Biz öğlen yemeği için kaleye dönmeye karar verdik. Hotel Astoria'nın restaurantında yedik ve yine çok beğendik. Biraz vakit geçirip saat 16:00'daki tekne turuna katıldık. 1 saat 10 dakika süren tur, hem yakın yerleri gösteriyor hem de isterseniz Hawai dedikleri adada durunca inip akşam 18:00'e kadar adada kalabiliyorsunuz.
Ben en çok Stefi Stefan'ı görmek istiyordum. Tekne ile yanından geçmiş olduk. Etrafındaki plajlar da çok güzel görünüyordu. Burada 1 gün geçirilebilir.
Biz adada inmedik, geri dönmeyi tercih ettik. Yine Mogren plajında denize girdik. Bu bölgedeki sanırım en temiz plaj burası. Aşağıdan bir soğuk su akıntısını hissetseniz de bence çok güzeldi. Bir daha gidecek olsam sadece oraya giderim. Ama bu plaj bir yamaç altında olduğu için erken bir saatte güneş çekiliyor. Yani burada denize girecekseniz 18:00'de geri dönüşe geçeceksiniz. Kale ve Mogren Beach arasında Budva'nın sembolu olan Dans Eden Kız heykelini göreceksiniz. Herkes heykele sarılarak resim çektirmek istediği için yanını boş bulmanız biraz zor olabilir. Neyse ki ben yakaladım :)
Yine akşam için otele yürüyüşe geçtik. Otelin yanında yol üzerinde bulunan şarap evi bölgede yaptığımız araştırmaya göre en uygun fiyatlı olandı. (Tazex Gift& Wine) Hediyeliklerimizi oradan aldık.
Akşam yine şehir merkezine yürürken ben tıka basa tok olduğumu fark ettim, yemekten vazgeçtim. Ama yine de bir yere oturduk. Kaleye giderken Hemingway Cafe yanında bir pizzacı var. Buradaki 3 peynirli pizza gerçekten çok lezzetliydi. Ben de bir detoks karışımı içtim. Sonra yine kale yanındaki italyan kafesine oturduk. Çaylarımzı içtik. Ve yine geri dönüş yürüyüşü...
Son sabahımızda kahvaltı etmeden erkenden denize gittik. Halk plajına havlumuzu koyup denize girdik. Ama gerçekten buranın kıyısı çok pisti ve kokuyordu.
Yani para vermenize değer, Mogren'i tercih edin bence...
Dönüş yolculuğu için yine otelden çıkıp otogara yürüdük. Bu arada otogara girdiğiniz sokak içinde bir fırın var, Pan Expert. Gerçekten fiyatları makul ve çok lezzetliydi. Akşam oturmaları için tercih edilebilirmiş.
Budva'dan Podgorica'ya olan yolculuğumuz daha küçük ama biraz daha konforlu bir otobüsle gerçekleşti. Otogardan havaalanına yine 12 EURO verdik taksiye. Duty free'den de bir şey beklemeyin. Hem ülke genelinde fiyatlar daha pahalı hem de havaalanında.
Yolculuğumuz gidişte ve dönüşte çok rahat geçti.
Bir dahaki yaz tatilimizde tercih edeceğimiz bir yer. Kısa süreli gidiyorsanız mutlaka restaurant ve plaj tavsiyelerini okuyun önceden.
Yeni bir seyahatte buluşmak üzere...