31 Temmuz 2014 Perşembe

Hamilelikte 31. Hafta


Devlet hastanesindeki doktorum normal doğum için şuan bir sorun olmadığını söyledi. Ona da kaygılarımdan bahsettim. Özel hastanenin sezeryan diye diretmesinin beni üzdüğünü söyledim. Eğer doğum başlarsa ve vücudum buna müsaitse mecburen normal doğuma devam edeceklerdir dedi. Ancak 39. haftayı tamamladıktan sonra devlet hastanesinde bile olsam riske atmayacaklarını, sezeryan yapacaklarını söyledi. Bu da biraz içimi rahatlattı. İnşallah 39. hafta öncesi oğlumuz kendi isteği ile bize kavuşur...

Bu hafta kan ve idrar tahlillerimi yaptırdım. Vitamin D 25OH ve idrar tahlili ile kültürü bakılacak. Sonuçlar haftaya çıkacak. Doktorum boş yere evhamlandı. D vitaminin bir anda tavan yapıp karaciğerde depolanacka bir hal alacağını hiç tahmin etmiyorum. İçimizde kalmasın sonucu görelim bakalım...

Başarabilirsem yüzümdeki sivilceler ile kantaron yağı ile başetmeyi düşünüyorum. Çünkü artık çok kötü bir hal aldı. Bakalım sonuç ne olacak? Ergenlikte bu kadar sivilcem olmamıştı :((

Central Hospital'ın Gebe Eğitimine katıldım. Kendimce yaptığım çıkarımları buradan paylaşmak istiyorum. Eğitim çok güzel planlanmıştı. Her branştan doktor ve hemşireler kısa ve öz olarak hamilelik ve doğum süreci içerisinde karşılaşılabilecek durumları paylaştılar, önerilerde bulundular. Central Hospital normal doğumu destekleyen bir hastane. Tüm doktorlarında bu anlayışı gördük. Ayrıca eğitim sırasında 6. katta olan doğumhaneyi bize göstermek istediler ama sürekli bir doğum olduğu için görme imkanımız olmadı. Normal doğum için 37. hafta civarında çatı muayenesi yapılarak fizyolojik bir sorun olup olmadığına karar veriliyormuş. Bebeğin boyutu ve annenin yapısı uyumlu değilse sezeryan öneriliyormuş. Epidural anestezi sezeryan ve normal doğumda aynı adla kullanılsa da farklı şekillerde uygulanıyormuş. Dolayısıyla his kaybı olup da ıkınma hissinde azalma ya da ıkınamama söz konusu değilmiş.

Ama burada öğrendiğim ve beni en çok yıkan konu kan sulandırıcı kullananlara epidural yapılmadığı oldu. Son 1 haftadır kan sulandırıcıyı kesmiştim. Haftaya perinatoloji profesörüne gittiğimde de bu konuyu danışacağım. En azından sezeryan olacaksam epiduralle bebeğimin doğumunu görmek istiyorum. :(

Bebek doğduğunda üzerindeki tabakanın yıkanmaması gerektiğini düşünüyorlar. Çok kanlı bir operasyon olmadığı sürece bebeği silip temizliyorlarmış. Hatta göbeği düşene kadar evde de yıkamayı önermiyorlar.

Bebek banyosu konusunda da önerilerde bulundular. Mesela file yerine küvetin içine sünger yerleştirmeyi daha iyi olarak anlattılar. File tek başına yıkayacaksan daha avantajlı olabilirmiş. Bebekler en çok başından ısı kaybettiği için başının en son yıkanması uygun olurmuş. Genelde baş aşağı sabunlayıp, arkadan suyu dökmek daha kolay oluyormuş. Ayrıca bebekler kendilerini boşlukta hissettikleri için ağlarlarmış. Eğer yalnız değilseniz biri bebeğin elini tutarsa ağlamaması için faydalı olabilirmiş. Ya da bebeğin ayağını küvetin kenarına yaslamak da olumlu sonuç verebilirmiş.

Ben biraz özel sağlık sigortamın kurbanı olacağımı düşünüyorum. Eğer özel sağlık sigortam olmasa bu haftada bile Central Hospital'da bir doktor bulup takibe geçmeyi düşünebilirdim. Yaptıkları organizasyon çok güzeldi. Umarım doğumların sonuçları da böyle güzel oluyordur.

Bayram öncesi Ikea'ya gidip gardırop siparişi verdik. Ayrıca şifonyer aldık bebek odası için. "Ikea Evimizin Herşeyi..." sloganına uygun olarak gitmişken kıvır zıvır ne lazımsa doldurduk sepete... Inşallah bayram sonrası gardrop montaj işlerini halledeceğiz. Şifonyeri biz kurduk. Kurulum şemasının sadece şekillerden oluşması önce biraz karışılığa sebep oldu. Mesela en alt çekmece montajı ile diğer çekmecelerin montajı farklı yapılıyormuş. Bunu ancak deneme yanılma yoluyla anlayabildim.

Koltuk üzerindeki ayıcık da Ikea'dan :) Bebek odamızın ilk oyuncağı... Acaba oğlumuz da benim gibi sevecek mi bu oyuncağı? Karyola yanı düzenleyici cepler ve halı da Ikea'dan. Halıyı makinede sık sık yıkayabilmek için pamuklu seçtim.

Zaten önceden aldığımız koltuk ve sehpa da Ikea'dan alınmıştı.

Gardrobu da haftaya paylaşırım artık...



Bayramı nasıl geçirdik? Kilo aldık mı? Allaha şükür almadık :) Evet biraz daha fazla hamur işi ve tatlı yedim. Ama şimdi ofis yaşamına geri dönünce gerek saatli beslenme gerekse su içme daha düzene girecek. Şimdilik neredeyse 10. kilomu aldım. Bu haftadan sonra gidişat inşallah öncesi gibi olur, fazladan ağırlık ile vücudumu yormam.

Bu hafta yürürken biraz daha fazla yorulduğumu hissetmeye başladım. Ama bir o kadar da yürüyüş yapmak istiyorum. Hala başlayamadım :(( İşte bu hamileliğimdeki en büyük eksikliğim oldu...

Hafta sonu evde yine kurulum-montaj işleri ile uğraşacağız. 2 gün işyerinde dinleneyim bari :))

Haftaya görüşmek üzere,

Sağlıcakla kalın...


24 Temmuz 2014 Perşembe

Hamilelikte 30. Hafta

Son 10 hafta...

Bu hafta odamızın duvar kağıdı tamamlandı.
Öncesinde yerli duvar kağıdı ile kapladığımız 2 duvar çok güzel olmamıştı. Eşimin fikriyle bu duvarlara folyo bant yapıştırmaya karar vermiştik. Bu bantlar 45 cm eninde satılıyor. Arkalarını kutu kutu işaretlemiş oluyorlar. Böylece istediğiniz ölçüde kesebiliyorsunuz. Ben de 5 cm şeritler halinde kestim. Yapıştırınca gerçekten ayrı bir hava verdi odaya. Hatta ileride başka bir oda yapmamız gerekirse boya üzerine bile dikey ya da yatay ya da baklava desenli olarak bu folyoları uygulamayı düşünürüm. projectnursery.com'da gördüğüm bazı duvar tasarımlarına benzedi :)

Evimize ilk taşındığımızda kütüphane odasına aldığımız koltuğumuz ve sehpamız da bebek odasına taşındı. Aslında koltuğun iskeletini beyaza boyatmak istiyordum. Gidip mobilyacıyla konuşacaktım. Ama şimdi gözüme çok önemsiz göründü. Zaten belki 1-2 sene sonra bu koltuğa ihtiyacımız kalmayacak. Bir de gidip mobilyacı ile uğraşmayayım :)

Ayrıca daha önce bahsettiğim Mothercare karyola ve yatak geldi. Yanındaki beşiğe kıyasla bayağı büyük duruyor ama sadece 70*140 cm boyutunda :)

Odamıza zebra perde almıştık. Onun montajı da yapıldı. Özellikle hem pliseli hem de bej rengi almayı tercih etmiştim. Biraz daha güneşi engeller diye düşündüm. Ama yeterli olmayacak gibi görünüyor. Odamız sabah saatlerinde çok güneş alıyor. Bir süre kullanıp duruma göre arkasına stor alabiliriz.


29+4'te kontrolümüz vardı. Yapılan ölçümlerde kafa yine önden gidiyor. Bu durum risk almayı sevmeyen doktorumuzu korkutmamakla birlikte bir dahaki muayeneyi perinatoloji uzmanının yapmasının daha iyi olacağını söyledi. Biz de kabul ettik. Zaten şunun şurası 10 hafta kaldı.
Kilosu 1.550 gram, boyu 39,4 cm. Haftamızla uyumlu gidiyormuş.
2 haftada 400 gram almış. Zaten bu haftalarda haftalık 200 gram alması beklenirmiş. Tansiyonum 11/7, kilom aynı (80,3 kg). Allah'tan bu sefer bebek büyümüş ama ben büyümemişim :) 30. Haftada 8,5 kilo almış olarak ilerliyoruz.

İlk kez doğum konusunu konuştuk doktorumuzla. Doktorumuz sezeryan yapmayı tercih ediyor. Özellikle de tüp bebek olduğu için sezeryan olması gerektiğini düşünüyor. Çünkü hastanede tüp bebek sonrası normal doğum tercih edilmiyormuş. Ben de normal doğumu çok istemekle birlikte bu konuda ısrarcı olmayacağım. Ama şimdiden karar vermek istemiyorum. Her iki şekilde de doğum olabilir. Amacımız en iyi şekilde tüm süreci tamamlamak. Bir komplikasyon ile karşılaşmadıkça 37-38. haftalarda sezeryan için gün belirlemek istemiyorum. Doktorumuz da 39. haftayı tamamlamadan sezeryan yapmayacağını söyledi. Bu biraz içimi rahatlattı.

Yine de sadece oğluma güveniyorum. O nasıl geleceğine karar verecek. İsterse 39. haftadan önce normal yolla doğumu başlatır. Sonrasında gidişata bakarız. Ama doğum başlamazsa belirli bir süreden sonra ben de bekleyelim diyerek risk almak istemem. Son haftalarda plesantada oluşabilecek yıpranma ve hasar nedeniyle bebeğin beslenememesi gibi olaylar okumuştum. İnşallah o zamana gelirsek tekrar tekrar düşünürüz. Ama benim içime doğan 23 -26 Eylül arası bebeğimiz gelecek gibi. :) Hadi bakalım hayırlısı...

Bu hafta devlet hastanesindeki doktoruma da gideceğim. 32. haftada rapor almam gerektiği için  ne zaman nasıl gidip raporu alırım diye konuşacağım. Kafa büyüklüğü konusunu da soracağım...

Kan şekeri ölçümlerini bu hafta yapacağım rutin tahlillerde tekrarlayacağız. Büyük ihtimalle yiyecekler çok değiştiriyor. Mesela makarna yedikten sonra çok artıyor kan şekeri... Makarna yasak yani :)) Ama yasaklar ne yazık ki deliniyor çoğu zaman :( Bu hafta sağ bacağımda bir varis çıktı. Geçer mi diye kendimi avutmaya çalışıyorum ama geçmez değil mi? :(( Bundan 7 sene önce evlenirken de sol bacağımda bir tane çıkmıştı. Sanki bir yere vurmuşum da yuvarlak morarmış gibi duruyor... Yenisi de aynı şekilde... Ne yapalım artık, sonrasında belki tedavi için araştırma yaparım.

Bu hafta tesadüfen okuduğum bir yazıda bebeğin sırtını sola yaslamasının normal doğumu kolaylaştırdığı yazıyordu. Bizim oğlumuz da haftalardır dönmüyor, sırtını sola yasladı, öylece duruyor. İnşallah bu da iyi bir şeye vesile olur :)

17 Temmuz 2014 Perşembe

Hamilelikte 29. Hafta

Havaların ısınmasıyla halsizlik de artmaya başladı.

Hele bugün 28+4 sabahtan beri kafamı kaldırmakta güçlük çekiyorum. Ama sanırım kendimi biraz yordum bu haftasonu. Cumartesi biraz gezip hamile-bebek ürünlerine bakmak için Kadıköy'e gittik. Evdeki yer darlığı nedeniyle çocuk odasında durması gereken koşu bandının üzerine bir kılıf dikmek istiyordum.

Bir parça dikişten anlarım. Kumaşı alıp kendim biçersem bir terziye makineden geçirtirim diye düşündüm. Aslında sevgili Anneannem kendi dikiş makinesini bana verdi evlendiğimde. Ama evimizde yer olmadığı için alamadım. Hala onun evinde duruyor. Hani o en eski Singer makinelerden... O makine ile hem ona hem bana birer etek dikmişliğim var :)

Neyse Kadıköy'de aklımdaki renklerde bir kumaş buldum. Ölçü aklımda biraz eksik kalmış ama yaklaşık önceki hesaplarımda 4 metre kumaştan ben bunu çıkartırım diye düşünmüştüm. Aldım 4 metre kumaşı. Aklımdaki fikir kumaşı komple örtü gibi koşu bandı kapalıyken üzerine sermek ve yanlarını kapatmak. Sanki paket kağıdı ile koli paketler gibi. Ama kumaşın eni 1,50 metre olunca iki tarafını kapatamıyordu. Kumaşlar hakkında biraz araştırma yaptığım için daha uzun enli kumaş bulmak biraz zor olacaktı. Ben de mecburen çözüm üretirim diye düşünüp 1,50 m'ye razı oldum.

Aynen aklımdaki gibi, üzerini örttüm. Sağ yanı kenarları birleştirerek kapattım. Ama sol yan 20 cm açık kaldı. Kumaş çizgili olduğu için, çizgileri denk getirerek, kalan kumaştan parçalar keserek, bu bölümü bir nevi patchwork gibi tamamladım.

Ama esas önemli olan üst eğimin düzgün olmasıydı. Sol kenarı 2 defa ölçüp teğelledim. Ama artık olacak o kadar kusur, elimden bu kadarı geldi :) Boyunu isteyerek biraz kısa yaptım. Temizlik yapılırken altı rahat silinsin diye düşündüm. Ama gözüme çok çirkin gelirse düz renk kalın bir kurdele ya da su taşı ile en alta bir-iki sıra ek yapabilirim.


Yine kalan parçadan bir de küçük bir yastık kılıfı çıktı. Onu da odaya koyacağım koltuk üzerinde kullanmayı düşünüyorum.


Bütün bunların yanında biraz da ev işi yapınca sanırım bugünkü yorgunluğum kabul edilebilir sınırlarda...

Daha çok plan var kafamda... Ne kadarını gerçekleştirebileceğim Allah bilir...

Artık sadece sağlıklı bir doğum için dua ediyorum. İnşallah Allah sağlıkla kavuştursun bizi oğlumuza...

Bu haftasonu Mothercare'den aldığımız yatağı ve karyolası gelecek. Odasının eksik kalan duvarı kağıt kaplanacak. Diğer iki duvar için de folyolarla dekorasyon çalışmalarımız olacak. Zebra perde aldım, montajı yapılacak. Yine yoğun bir haftasonu beni bekliyor :)

Haftaya görüşmek üzere,

Sağlıcakla kalın...

11 Temmuz 2014 Cuma

Hamilelikte 28. Hafta

Haftaların dolması ve doktora gitmemiz peş peşe denk geliyor.
27+2'de kontrolümüz vardı. Oğlumuz yaklaşık 35 cm boyunda ve 1.150 gr olmuş. Maaşallah haftasıyla uyumlu gidiyor. Sadece kafası biraz daha ileride göründü. Doktorumuz bu konuyu yine perinatoloji ile görüşmek istedi. Gerçi son 2 ay hep perinatolojiye kontrole gitmiştik. Kafa iç yapıları ile tekrar değerlendirdirmek isterse diye fikrini almak istedi doktorumuz. Aslına bakarsanız eşimle benim kafa yapılarımızda aşırı olmamakla birlikte büyük sayılır :) Hatta eşimin yeğeni için de anne karnındayken böyle bir şey söylemişler. Demek ki yapısal bir büyüklük. Zaten bir daha perinatolojiye git deseler bile gitmem. Bu saatten sonra ne yapacak ki?
Aylardır ilk defa oğlumuz bize yüzünü gösterdi :) Nasıl mutlu olduk anlatamam... Belki internette gördüğümüz bebek resimlerinden bir farkı yok, kimseye de benzetemiyoruz bu haliyle, ama çok güzel bir duygu :)

İşte ilk portremiz...

Yaptırdığım şeker yüklemesinin biraz düşük çıktığından bahsetmiştim. Ama endokrinoloji normal olarak değerlendirmişti. Ama doktorumuz bu konuda da evham yaptı. Diyetisyene mi gitsen dedi... Bu da kesinlikle yapmayacağım bir konu. Hatta şeker ölçüm cihazı alıp evde bir kaç sefer sabah-öğlen-akşam  aç ve tok olarak ölçüp bakalım dedi. Şeker ölçüm cihazı almadım. Eczaneye gidip ölçtürüyorum. Bu konuda da bir sorun çıkacağını düşünmüyorum ama yine de kontrol etmekte fayda var. İlk olarak öğlen aç ve tok baktırdım. 80-145 çıktı. Başka bir gün akşam baktırdım. 81-93 çıktı. Sanırım burada tokluk şekerim biraz düşük. Ama yemek yedikten sonra sürekli bir iş yaptım, hiç oturmadım. Belki de o yüzden böyle çıktı. Bir akşam daha deneyeceğim ama yemekten sonra 2 saat yatıp gidip baktıracağım.

Bu hafta doktorumla konuştuğumuz bir başka konu D vitaminiydi. Sağlık ocağının tavsiyesi ile kullandığım günlük 9 damla D vitaminini daha önce kendisine söylemiştim. Ama artık kullanmama gerek olmadığını söyledi. Halbuki ben merakımdan Mayıs ayında ilaçları kullanırken yaptırdığım testte alt sınıra yakın bir değer çıkmıştı.(23) Bu nedenle ayrıca takviyeye de başladım. Artık bu ilacı da kes dedi. Ama ben devam edeceğim. Hamilelikte biraz daha çok D vitamini almamın ne sakıncası olabilir ki? Kaldı ki normal zamanda bile depoları doldurmak bu kadar zorken...

Doktorun günlük kullandığımı sandığı ama benim haftada 1 ya da 2 kere kullandığım kan sulandırıcı iğneler konusunda da aynı durumdayız. Kullanıyor musun diyor, ben de evet deyip geçiyorum. Bu iğnelerle bünyemi bozmaya hiç niyetim yok. 16 hafta kullandım. Sonrasında sıkıntılarımı söyledim ama illa devam et dedi. Ben de kendi aklımı kullanmaya karar verdim. Sonuçta herkesin doktordan çok kendi kendisini tanıdığını düşünüyorum.

Ayrıca en baştan beri kullanıp da kullanmadığım Elevit vitamin var. Doktora kullanıyorum diyorum ama aslında haftada 1 ya da 2 tane içiyorum. Yaz günü bol yeşillik, meyve, sebze yerken bu sentetik vitaminlere ne gerek var... Hiç ısınamamıştım vitamin takviyesi fikrine. Neye ihtiyacın varsa onu iç, kompleks vitaminler sadece kandırmaca gibi geliyor. Bebeğimizin gelişiminde de sorun yoksa ben bu vitamini içmem arkadaş :)

Bu hafta da sadece ilaçlardan bahsettik... Biraz itiraf yazısı oldu :)

Bu ay içerisinde hem idrar kültürü, hem idrar tahlili hem de D vitaminine baktıracağım. Şeker için de biraz daha az aç kalmaya dikkat ederek daha düzenli olması için gayret göstereceğim.
Bakalım ne olacak?

4 Temmuz 2014 Cuma

Hamilelikte 27. Hafta

Şeker yüklemesi sonuçlarımı dayanamayıp hemen endokrinolojiye götürdüm J Neyse ki her şey yolundaymış. Polikistik over hastalarının çoğunda hem şeker çıkarmış, hem de çok kilo alırlarmış. Allah’tan ben başından beri şekeri ve şekerli yiyecekleri çok yemediğim için ben riski azaltmış oldum. Şimdiye kadar 7-8 kilo aldım, bu da benim gibi biri için normal sayılırmış. Endokrinoloji doktoruma göre artık bir daha Ağustos ayı sonunda doğumdan önce son bir kez görüşsek yetermiş. Ama ben tahlil yaptırmadan duramam :) Yine düzenli tahlillerimi yaptırayım da en son ona götürürüm :) 

27. haftanın ilk gününde ayaklarım şişti. İnşallah kalıcı bir şişlik olmaz. Haftasonu bol bol dinlenip su içerek bu şişliğin önüne geçmek için uğraştım. Özellikle ayakları havaya kaldırıp dinlenmek çok işe yaradı.

Bu kadar sağlıklı beslenmeye, bu kadar su içmeye rağmen yüzümdeki sivilceler artık canımı sıkmaya başladı L Hani hamilelikteki güzel saçlar, tırnaklar, parlayan surat??? Pöfff, ben de olmadı bunlar. Bu saatten sonra da olmaz artık, umudumu kaybettim…

Bu hafta tekmelere bir kuvvet geldi, maaşallah J Neredeyse beni sallıyor… Zaten göbek de artık iyice önden gidiyor… 27+2’de kontrole gideceğiz, bakalım ne kadar büyümüş bizim oğlumuz J

Bu hafta dedesi odasının duvar kağıtlarını yapmaya devam etti. Sonuç bu sefer istediğimiz gibi oldu J Buradan anladık ki; iyi duvar kağıdı ince duvar kağıdıymış… Deneme amaçlı aldığımız kalın kağıt bizi çok zorlamıştı. Kalın olunca duvara yapışması, ağırlığı vs. hep sorun oluyor. Ayrıca desen konusu da korktuğumuz kadar zor olmadı. Zaten ona göre planlanmış. Sadece keserken yerde planlayıp ayarlarsanız gerisi geliyor. İnşallah 15 gün sonra tamamlanmış olacak.
Geçen hafta bahsettiğim beşiği ile odamızın resmi: 

Mothercare’den aldığımız karyolaya uygun yatak hala bulunamadı. Ama biz yine de gidip ödemesini yaptık.  Sanırım 2 ay içerisinde gelmiş olur :) Bize söylenen en iyi yatak dedikleri modeli aldık. 

Bakalım gerçekten 4 sene kullanabilecek miyiz? Hem ilk kazandığımız 100 TL çeki bu yatağı alırken kullandık, hem de üstüne bir çek daha kazandık J. Hemen o çeki de kullanmamız gerekiyordu. 
Bebeğin şimdiye kadar gidişatı normal boyutlarda olacağını gösteriyor. Ben önceden korkumdan yenidoğan boyutunda tulum almamıştım. Artık almam gerektiğine karar verdim. Tulumların fiyatına bakınca çok yüksek geldi. Bu durumda 2 tane hastane çıkış seti alayım dedim. Yeni doğan tulumu yerine set daha avantajlı oldu. Görevlilerin söylediğine göre bu boyuttaki eşyalar 3 hafta kadar giyiliyormuş. O yüzden daha fazla almaya gerek yok artık. Ama tekli alt ve üst belki 2 tane daha alırım JJJ


Biraz dinlendiğimde evdeki tüm işleri yapmaya kalkışıyorum. Ama sonrasında kafamı koydum mu uyuyorum L O kadar niyetleniyorum, yürüyüş yapayım, hareket edeyim diye ama nafile… En çok istediğim sağlıklı gebelik ve sağlıklı bir doğum için en önem verdiğim konudan sınıfta kalıyorum sanırım.

Hafta sonu gideceğimiz doktor muayenesi ne durumda olduğumuzu söyleyecek bakalım…
Haftaya görüşmek üzere,

Sağlıcakla kalın…