25 Mayıs 2015 Pazartesi

Memnun Kaldığım Ürünler

En başından beri memnun kaldığım ürünlerin bir listesini yapıp yazmak istedim. Hem ileride ben ne yapmıştım dediğimde bakmak için, hem de belki birisine fikir verir diye...

Başlayalım bakalım...

Oto Koltuğu : Kraft Diadem
13 kiloya kadar kullanılabiliyor. Fiyatı uygun. Bizim gibi ilk aylarda sokak gezmeleri yapmayıp sadece araçla seyahat edecekler için çok uygun.

Emzik : Soothie
Doğduğunun 3. günü ağlamasına anlam veremeyip emziği ağzına koyduğum gibi uyuyakalmıştı kuzum. Belki de açtı, sütüm yoktu :( Bilemiyorum... Ama ilk 3 ay çok kullandık bu emziği. Özellikle araba yolculuklarında hemen sakinleşmesini sağlıyordu. Sonrasında kendiliğinden bıraktı. Büyük boyunu da alıp denedim ama istemedi, ben de zorlamadım. İlerleyen zamanlarda yine ister mi bilemiyorum, belki yine deneriz.


Biberon : Dr Brown's
Önceden almadığıma pişman oldum. Gerçekten methedildiği kadar var. Gaz sancılarını çok azalttı. Bebeğin hava yutmasını önlüyor. Önce küçük boy ve cam aldım. Ama bebeğimiz büyüdükçe hem mama ml'si arttı, hem de kendi tutmak istediği için plastik olanlara geçtik.

Küvet ayağı: Baby Jem  Küvet Ayağı
Her doğum yapacak arkadaşıma şiddetle almalarını tavsiye ettiğim ürün. Yerlere eğilip kendinizi zora sokmayın. Çok kısa süre kullanacağınızı düşünüp, boşa masraf demeyin. İnanın ilk defa bebeğinizi yıkarken yaşadığınız heyecanı bunun sayesinde bir nebze daha kolaylıkla geçirebilirsiniz, en azından yerlerde sürünmeniz gerekmeyecek.

Pişik kremi: Desitin
Doğumdan önce Mustela ürünlerini kullanmaya karar versem de pişik konusunda Mustela'nın hafif kaldığını gördüm. İsmini çok duyduğum ve internetten çok yorumunu okuduğum Desitin'i denemeye karar verdim. Pişik olduğu durumlarda içerisindeki çinko oranı yüksek olan mor paketi, normal zamanlarda ise mavi paketi kullanıyorsunuz. Gerçekten hemen faydası görülüyor. Biz artık hep Desitin kullanıyoruz.

Ateşölçer: Braun PRT 2000
İlk olarak basit bir dijital derece aldık. Ama uzun sürede ateş ölçmesi bebeğimizi huzursuzlandırdığı için başka bir tane almak istedik. Kulaktan ölçen dereceler ilk aylarda kulakları çok küçük olduğu için iyi yerleştirilemediğinden doğru sonuç vermiyormuş. Nitekim biz de beceremedik. Sonunda daha hızlı ölçüm yapan koltukaltı bir dijital derece aldık. Braun PRT-2000'den şuana kadar çok memnunum. Kendiliğinden çocuğunuzun yaşına göre ateş seviyesini yeşil-sarı-kırmızı olarak gruplayarak sizi de yönlendiriyor.
Küvet süngeri:
Çok fazla bahsedilen ve sanki bebek alışverişinin olmazsa olmazı banyo filesini ben de aldım ama hiç kullanmadım. Onun yerine gördüğüm sünger daha kullanışlı oldu. Filede bebek suyun üzerinde kaldığı için hemen üşüyebiliyor. Bizim gibi kış bebeği ise bence hiç kullanışlı değil file. Ama sünger ile en azından suyun içerisinde tutabiliyorsunuz. Eskiler bebeği yıkarken altına kıyafetlerini koyarmış. Şimdi onun yerine böyle süngerler yapmışlar. Gerçi ben hiç tek başıma yıkamadım. Kendi küvetini de 4 ay boyunca kullandım. Sonrasında şartlar gereği leğenle yıkamaya başladık ve bu süngeri de kullanmaz oldum, havlu sermeye başladım. Ama bence kullanışlı bir parçaydı.
Body uzatıcı: Neko
Bu parça çok uzun soluklu kullanılacak bir ürün. Zaten alınan kıyafetler kısa sürede küçülüyor. Hele çıtçıtlı body'ler hiç kullanılamıyor. Bu uzatıcı ile en azından 1-2 ay daha kıyafetleri giyebiliyorsunuz. Böylesine işlevsel bir ürün hazırladığı için Tuniko'nun sahibi Hülya Hanım'ı da tebrik ederim. Sitesinden temin edebilirsiniz. https://www.tuniko.com/body-uzatici-aparat
Hava Nemlendirici: Wollex RD-112
İkinci ayımızda hastalanınca burun tıkanmasını azaltmak için yatak odasına hava nemlendiricisi koymamızı tavsiye etti doktorumuz. Hangi markayı alalım diye sorduğumuzda ise, çok basit bir mantıkla tüm makinelerin aynı şekilde soğuk buhar verdiğini, markasının önemli olmadığını söyledi.
Biz de fiyat olarak en uygun olanı aldık.
İçerisindeki ışığı ile görüntüsü de güzel oluyor. Bence çok para vermenize gerçekten gerek yok...
Burun Aspiratörü: Otribebe
Yine hastalık nedeniyle tanıştığımız ayrı bir ürün burun aspiratörüydü. Gece nöbetçi eczaneden apar topar almıştık. Ama çok memnun kaldım. Kullanımı rahat. Yedek uçları ucuz. Kutusunda taşıma kolaylığı var. Ben doğumdan önce almamakla hata etmişim. Belki gerekmez demiştim ama gerekiyormuş. Siz alın...
Serum Fizyolojik : Otribebe
İlk önce doktorumuz Bruno vermişti.Hastalandığında Tonimer kullandık. Sonrasında sadece burun temizliği için kullanmaya başladık. Otribebe'yi denemek için almıştım. Memnun kalınca devam ettim. Tercih meselesi...
Süt Pompası: Kraft
Hamileyken hangi markayı alsam diye düşünüyordum. Eltim almış ve hiç kullanmamış. Bana vereceğini söyledi. Böylece o kalemi silmiş oldum. Doğumdan sonra aldım, markasını bile alınca öğrendim. İyi yanları küçük olduğu için pratik. Gücü yüksek. Özellikle işe başladıktan sonra kullanımı rahat oldu. Ama alacak olsam çift başlıklı alırdım. Süreden çok tasarruf sağlardım. Onun dışında paradan tasarruf daha önemli diyorsanız bu pompayı tavsiye ederim.
Ben çok geç keşfettim. Meğerse pompa başlığını çıkarıp biberon başlığı takarsanız direkt olarak bebeğe verebiliyormuşsunuz. :)
Başlıktaki silikon parçayı, içindeki valfı çıkarsanız bile çalışıyor. Hatta bence daha iyi çalışıyor.

Homend Royal Tea 1701
En başından almamakla hata etmişim. Mama veriyorsanız çok lazım. Özellikle gece yarısı suyu kaynatıp soğutmakla uğraşmak çok zor oluyordu.
Eve çay makinesi alacaktım. Çok incelemeden bunu aldım.
Bir de baktım ki mama suyu sıcaklığı diye ayrı bir tuşu var.
Suyu 40 dereceye kadar ısıtıyor. Çok büyük kolaylık... Şiddetle tavsiye ediyorum.

Biberon kurutucu: Dr Brown's
Özellikle tezgahta yeriniz yoksa boşverin. Ama eğer yer varsa, bir tabak içinde kurutmaktansa, buna asınca hem daha hızlı kuruyor, hem de daha düzenli görünüyor. Ben çok sevdim...

Biberon temizleme fırçası : Dr Brown's
Bize hediye geldiği için kullandık. Ama olmasa çok da arayıp, yokluğunu hissetmezdim. Ama işe yaradı. Bilginiz olsun...
Diş kaşıyıcılarımız: Dr Brown's
Yine hediye gelen ürünlerimiz. Ama en çok zürafayı sevdi oğlum... Elinden düşürmedi...
 
Şimdilik bu kadar...
Bebeğimiz büyüdükçe denediğimiz ürünler arttıkça tekrar yazacağım.
Sevgiler...

Güncelleme: 15.06.2015

Unuttuğum bazı ürünler varmış...

Tırnak makası: Bebedor
Tutuşu çok rahat. Doğduğundan beri kullanıyorum. Gerçi ilk 1 ay tırnak kesmeyin derlermiş. Ben biraz geç öğrendim :(

Nem ölçer :  Weewell
Burun tıkanıklığı ile tanıştığımızda, doktorumuz ilk olarak odanın nemini kontrol etmemizi söyledi. Sonra da soğuk buhar makinesi ile nemlendirmemizi.
Bu üründen çok memnun kaldım. Hem sıcaklık ölçüyor. Hem saat, hem de gece ışığını kullanıyorum. Tavsiye ederim.

14 Mayıs 2015 Perşembe

Dertleşme

Dün bir yazı okudum.

"Annelik bir fedakarlık değil, seçilmiş bir sorumluluktur." yazıyordu.

Ne kadar doğru... En başından beri ben de aynı şeyi düşünüyorum.

Yorgunum, bitkinim, bıraksalar 3 gün yatıp kalkmam ama oğlumu kucağıma alabilmek hepsine değer. Çok mutluyum. Hep dediğim gibi, Allah tüm isteyenlere nasip etsin...

Gecenin bir yarısı kucağımda bebekle dolaşıyorum evin içinde. Ama şimdi hiç geçmeyen dakikaların aslında ömrümüzde o kadar kısa bir süreye denk geldiğini biliyorum. Her anı için şükrediyorum. Bugünleri unutmamak için dua ediyorum...

Başta da söylediğim gibi bu sorumluluğu canı gönülden kabul ederek bekledim bebeğimizi. Eşimin yardımcı olmayacağını biliyordum. Belki de kendimi en kötüsüne hazırladığım için üzülmedim. Sendroma filan girmedim. Ama kırıldım. Ne de olsa aynı evin içinde beni en yakından izleyen, nasıl uykusuz ve yorgun olduğumu gören tek kişi. Ama bugüne kadar ben rica etmeden hiç ilgilenmedi oğlumuzla.

"Ne olursun biraz tut da mutfağı toplayayım."
"Ne olursun biraz ilgilen de banyoya gireyim."
"Birazcık ilgilenir misin, çamaşırları makineye atayım, yıkananları asayım."
"Lütfen 10 dk yanında otur da evi süpüreyim."

Bunun gibi, sadece evdeki hayatımızı idame ettirmek için yine benim yapmaya mecbur olduğum, eşimin elini sürmediği işler için bile yardım rica ediyordum...Bu sayılı dakikalar bile ona zor geliyordu. Savunma olarak da "ben doğursam ben bakardım, sen doğurdun, anne sensin, sen bakacaksın." diyordu.

Hiç oturmadan, koşarak evin içinde işleri yetiştirmeye çalışırken "annesi, gel" dediğini duymak, her defasında "geliyorum, geliyorum" cevabını vermek zorunda olmak... Biraz işim uzasa, "oğlum, senin annen bir koala, ne yapalım, böyle yavaş işte..." cümlesini işitmek... Halbuki o sırada ter içinde koşuyorsundur evin içinde...

Bu açıdan bakınca hayat hiç adil değil. Kırıldım dedim ama kavga ederek de bir yere varamayacağımı, eşimi değiştiremeyeceğimi bildiğim için sustum. Bazen küstüm. İçimden bağıra bağıra ağlamak da geldi. Ama oğlumun yüzünü görünce her şeyi unuttum.

Amacım şikayet etmek değil. Sadece dertleşiyorum burada...

Ne olursa olsun, eşimi çok seviyorum. Onu bu haliyle sevdim, mucize beklemiyorum. Biliyorum ki değişmeyecek.

İkili ilişkiler için bir benzetme duydum. Arada bir ip var, bu ip bazen kopabiliyor. Tekrar bağlıyorsun, düğüm atıyorsun, eskisinden de sağlam oluyor belki... Ama her elini attığında o düğüm eline geliyor. İşte o noktaya dokununca bir sızı hissediyorsun. Böyle olmasa keşke... Ama yapacak bir şeyim, bir çözümüm yok. Bu şekilde yaşamaya devam...
Belki daha çok kopacak o ip... Yine bağlayıp devam edeceğiz...

Tek korkum, bağlaya bağlaya ip kısaldıkça, bir gün bir bakmışız ki bağlayacak ip kalmamış... 

5 Mayıs 2015 Salı

Bebekle 7. Ay

Her baktığımda şükredip, "iyi ki bizimlesin..." dediğim bebeğim; nasıl da hızlı büyüyorsun...
6 ay, yani 1 yaşının yarısı göz açıp kapayana kadar geçti...

Doğumgünü için bir an önce hazırlıklara başlamalıyım :P Şaka bir yana sağlığı yerinde olsun yeter...

6. ay kontrolümüzde 830 gr almış ve 3 cm uzamış. Baş çevresi de bıngıldak kapanmasına rağmen, şükürler olsun ki 1 cm daha uzamış. Şimdilik bir sorunumuz yok.

Kilo alması biraz da yapısı ile ilgiliymiş. Bu şekilde gidecek artık...

Emekleme tombik bebeklerde biraz daha geç, 9. ay gibi olabilirmiş. biz de bekleyeceğiz.

Bu ay menümüz çeşitlendi.

Sabah kahvaltı:
  • 1/8 yumurta sarısı - 2 haftaya kadar 1/2'ye çıkacak
  • 1 çay kaşığı lor peyniri - 2 haftaya kadar 1 tatlı kaşığına çıkacak
  • 1 çay kaşığı pekmez - 2 haftaya kadar 1 tatlı kaşığına çıkacak
  • 3 kaşık Hipp Tam Tahıllı
  • 3 kaşık Hipp 2 numara mama
  • su
Arada meyve:
  • elma,armut,muz,kivi (tek tek ya da karıştırarak)
Öğlen çorba:
  • enginar, havuç, brokoli, patates, irmik, pirinç, tarhana, balkabağı, bulgur, vs (yine karıştırarak denenecek)
Arada yoğurt:
  • 125 ml yenecek.
Her deneme 3 gün tek başına yapılacak. Alerji yapmıyorsa başka bir şey denenerek devam edilecek.

Yine günlük 40-50 ml su içilecek.

Demir damlası bu ay 7 damla olarak devam...

Dişleri için sabah akşam jel sürülecek. (Dentinox)

Meyve filesi ile diş kaşıyabilecek. Ama mevsim olarak pek yumuşak meyve olmadığı için sadece şimdilik kaşıma amaçlı kullanacağız.

Mama sandalyesinde oturma alıştırmalarına başlıyoruz. İlk denememizi 04.04.2015'te yaptık :)

Yemek yerken henüz kendini dik tutmakta zorlandığı için hem oturmaya çalışıp hem yutmaya çalışması zor olabilirmiş. Bu yüzden yine yatar pozisyonda yemeğe devam ediyoruz.

Chicco Polly mama sandalyesi bunun için ideal. Kullandıkça çok sevdim. Hem yanımda oturup oyuncakları ile oynaması, hem de yemek yemesi için kademeleri var.
Mama sandalyesi alacaksanız incelemenizi tavsiye ederim.


Bu ay emekleme konusunda yine çok aşama kaydedemesek de dönme ve oturma konusunda ilerledik.
12.04.2015 ilk uzun ve mümkün olduğunca desteksiz oturduğumuz gün olarak kayıtlara geçsin :))

Dişimiz çıktı, çıkıyor derken 18.04.2015 günü kaşıkta ilk "çıt" sesi duyuldu :) Bugünün babasının doğumgünü olmasında da bir anlam vardır belki :) Oğlumun babasına ilk hediyesi, ilk dişi :)
İnşallah sıkıntısız bir şekilde devamı da gelir.

Bu ay aklımı kurcalayan bir konu daha oldu. Normalde yerinde duran testisler yukarı çıktı, kayboldu. Ay başında doktor kontrolünde bir sorun yoktu. Neden böyle oldu, anlam vermedik :( Acaba kilo aldığı için mi böyle görünmeye başladı dedim ama içime kurt düştü. İnşallah sıkıntılı bir durum değildir. İnmemiş testis sorunu doğar doğmaz ortaya çıkan bir şey. Öyle olmadığını düşünüyorum. Doktorumuza mail attım, cevabını sabırsızlıkla bekledim. Şükürler olsun ki, doktorumuz merak edilecek bir şey olmadığını, her ay kontrol ettiğini söyledi :) Her olasılık böyle heyecanlara sebebiyet veriyor...

Yemek yedirirken en çok zorlandığım konulardan biri önlüğün ağza sokulması :) Artık önlük takmayı bıraktık. Yemekten sonra üstünü değiştirmek daha pratik oluyor. Ama bir önlüğümüz var ki, işte onu ağzına götüremiyor. Çünkü arkadan bağlanıyor. Hem penye, hem çok büyük değil. Ben çok sevdim. Aslında evde bile dikilebilir bence. Hazır önlüklere 2 kurdele ile sorun çözülebilir. Sizin de fikriniz olsun...

Öyle böyle 7. ayı tamamlıyoruz derken 25 Nisan 2015 cumartesi günü oğlumun ilk yataktan düştüğü gün olarak kayıtlara geçti :(
Evde yalnızdım. Yanımda durup oynarken iş yapıyordum. Yatağın ortasına koyup arkamı dönmemle 30 sn içerisinde pat diye bir ses duydum... Oğlum yüzü koyun yerdeydi. Aklım çıktı. O da o kadar korktu ki, gözlerinden yaş gelerek uzun süre ağladı. Allahtan yüzü koyun düştüğü için kolunun üzerine düşmüş, kafasını çarpmamış, yanağı halıya çarptığı için kızarmıştı :(
Ağlaması geçsin, sakinleşsin diye emzirdim. Bu sefer de uyuyakaldı. Düşen çocuğun uyuması iyi olmadığı için korktum, uyandırdım. İnternette okudum, davranışlarında bir gariplik yoksa endişelenmeyin diyordu. Soydum, kollarına, bacaklarına baktım. Kızarıklık, morarma filan da yoktu. Eşime söylesem, hemen hastaneye götürelim diyecekti. Hastanede ise bir sürü tetkik filan derken oğlum çok yıpranacaktı. Bir süre takip edeyim dedim, kimseye söylemedim. Ama içim içimi yedi. Şükürler olsun ki bir şey olmadı. Ama ömrümden ömür gitti. Allah bir daha yaşatmasın.
Bir kere daha gördüm ki, Allah kimseye evlat acısı göstermesin...

Sevgiler...