23 Eylül 2013 Pazartesi

milföy pasta

Yemesini çok sevdiğim bir pastadır "Milföy Pasta"

Evde yapmayı da denemek istedim.
İnternetteki tarifleri okudum ve kendimce ben de bir tarif hazırlayıp uyguladım.

Öncelikle bu tarif için milföyleri kabarmayacak şekilde pişirmeniz gerekiyor. Bunu sağlamak için önce milföyleri istenen boyutlarda kesiyoruz. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz. Üzerlerini çatal ile deliyoruz.


Üzerine bir kat daha yağlı kağıt serip, diğer tepsiyi üzerine oturtuyoruz.
Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 14 dakika pişiriyoruz.
Ben her milföy karesini ortadan ikiye kesip dikdörtgen haline getirmiştim. Bu şekilde hazırlayacağınız milföyleri her pasta diliminde 3'er adet kullanacağız. Yani 6 kişi için 18 adet dikdörtgene ihtiyacımız var. Bunun için 9 adet milföy karesini buzluktan çıkarmanız yeter. Tabii ki bu kadar sayıdaki hamur bir tepsiye sığmıyor. İki kerede pişirmek gerekiyor.

Arasına kullanabileceğiniz bir sürü muhallebi tarifi var. ama ben hem pratik hem de hızlı olması için Dr. Oetker dolgu kremasını kullandım. Tadı gerçekten çok hafif oldu.
Meyve olarak çilek kullanmak istesem de mevsim buna uygun değildi. O nedenle muzlu yapmak zorunda kaldım.
Dikdörtgen bir borcama milföyleri yan yana dizdim. Öncesinde altına ince bir şerit yağlı kağıt serdim. Böylece katları dağıtmadan daha rahat bir şekilde borcamdan çıkarabildim. Siz de derin bir kaba uygulayacaksanız bu şekilde yapmanızı öneririm. Yan yana bitişik dizmemdeki amacım ise, servis ederken aralarını bıçak ile düzeltip çıkararak, aralarda kremanın olmadığı boşluklar olmasın... Gerçekten de düzgün oldu :)

İlk katın üzerine kremayı kaşıkla yayıp muz dilimlerini dizdim. Muzları da dilimlere dikkat ederek diziyoruz. Milföy aralarına denk gelmeyecek.

İkinci kat milföyü, alttaki milföyler ile aynı hizaya koyup aynı işlemi tekrarladım. En son üzerine pudra şekeri ve yine birer dilim muz...

İşte karşınızda..... MİLFÖY PASTA....


Afiyet olsun...

19 Eylül 2013 Perşembe

saç dökülmesi

Uzun süredir saç dökülmesi sorunu ile karşı karşıyayım...
Sanırım 3 ay önce dikkatimi çekmeye başladı. Hastaneye gidip gelirken doktorlara danıştım. Olabilir, normaldir dediler... Demir eksikliği, B12 vitamini eksikliğinden kaynaklanabilir dediler... Ben de öyle olabileceğini düşündüm. Demir haplarına başladım. B12 iğnelerini ihmal ediyordum, onları da olmaya başladım. Ama hiç düzelme olmamasına karşın daha da kötüleşmeye başladı. Yaklaşık 1,5 aydır nasıl döküldüğünü anlatamam...
Saçlarımı taramaya korkar oldum.
Her seferinde avuç avuç saç dökülüyor. Gün içerisinde ise yaprak dökümü gibi...
Doktora son gittiğimde yine sordum. "Saçlarım çok dökülüyor. Bu hormonlar yüzünden mi? Artık kel kalacağımdan endişeleniyorum..." dedim. Bana verdiği cevap: "Yoo, saçların gayet güzel duruyor..."
Yani ne zaman kel kalırsam o zaman inanacak sanırım...
Bu sözü duyduktan sonra tedaviye ara verdiğim için daha mutluyum...
Bir süre daha bekleyip yine "üçüncü görüş" ihtiyacı nedeniyle başka bir doktora gideceğim herhalde...
Umarım bir nebze olsun azalır bu dökülme :(

Güncelleme: 31.10.2013
Yaklaşık 20 gündür çinko hapı içmeye başladım. Yine aynı zamanda çinkolu şampuan aldım, saçlarımı onunla yıkıyorum. Dökülme gerçekten azaldı. Artık bilemiyorum, gerçekten azalacak mıydı, yoksa çinko mu iyi geldi... Ama sonuç olumlu :)

9 Eylül 2013 Pazartesi

ara kontrol

Her ne kadar tedaviye ara versem de bu sürede kullandığım ilaçların etkilerini izlemek için yine muayeneye gitmem gerekiyor.
Cyclo-progynova kullanmaya başlamıştım. Beyaz haplardan kahverengi haplara geçerken rahim kalınlığına bakalım dediler.  Cumartesi günü kontrole gittim. Endometrium kalınlığı 5,4 mm olarak ölçüldü. İlacın etkisine göre yine az bulundu. bu ay bu ilacı tamamlayıp, önümüzdeki ay aynı ilacı günde 2 doz olarak kullanmamaı söylediler.
Bir de bu şekilde ölçeceğiz vücudumun tepkisini...
İnşallah bu dengesizlikler nedeniyle saç dökülmesi neticesinde bir sonraki kontrole kadar kel kalmam...
Hadi bakalım hayırlısı...

3 Eylül 2013 Salı

Seyahat Günlüğü : Doha

Seyahat günlüğünü yazmaya başlarken eşimle birlikte gezip dolaştığımız yerleri yazmayı planlamıştım. Ama iş seyahatleri nedeniyle gördüğüm şehirlerden de bahsetmek istedim.
Bunlardan biri Katar'ın başkenti Doha.

Doha'ya THY'nin direkt seferleri var. Ancak uçak saatleri İstanbul kalkışı akşam 19:00-20:00 arasında hatta 22:00 gibi bile oluyor. Yolculuk dört buçuk saat sürüyor. Dolayısıyla gece geç saatlerde Doha'ya varıyorsunuz. İlk gece mecburen otel parasını peşin ödemiş oluyorsunuz. THY haricinde Qatar Airways ile de direkt uçabilirsiniz. Qatar Airways uçakları THY'ye göre daha büyük. Ama benim şansımdan mı bilemiyorum, daha konforsuzdu ve yemekleri, servisi hiç iyi değildi. Ben yine gidecek olsam THY'yi tercih ederdim.

Doha'ya 3-4 kez seyahatim oldu. Bunlar kış aylarına da yaz aylarına da denk geldi. Aslında ne zaman gitseniz sıcak :) Ama temmuz ayında gidince "nem" ne demekmiş daha iyi anladım. Binalardan çıktığınız anda nem nedeniyle nefes alamadığınızı hissediyorsunuz sanki.

İş seyahati olduğu için çok fazla gezilip-görülecek yerlere vakit ayıramıyoruz. Ama mümkün olduğunca kalan vakitlerde, gece geç bile olsa dolaşmaya çalışıyoruz.

Doha'da eski çarşı yani Souq en başta gelen ziyaret merkezi.
Resimdeki kule Doha'nın simgelerinden biri. Ama artık çıkış yasaklanmış. Gece çok güzel bir görüntüsü var.
Souq içerisinde restaurant ve kafeler bulunuyor. Aşağıdaki resmi ben çekmiştim. Oturanları değiştirin,sanki bir avrupa şehrinde yürüyormuşsunuz gibi, özellikle akşam güneş battıktan sonra hareketli ve canlı sokaklar...
Souq eski Doha tarafında yer alıyor. Yeni Doha ise gökdelenlerin olduğu bölge
Bu bölgede gökdelen inşaatları tüm hızıyla devam ediyor. Ben en çok ortadaki sarı ışıklı olanı beğeniyorum :)

Alışveriş merkezi seçeneği çok fazla yok. Ayrıca fiyatlar Türkiye'ye göre hiç de uygun değil.
"City Center" İstanbul'daki sıradan bir alışveriş merkezi ayarında.

Klasik bir alışveriş merkezi gibi olup, ama içinde gün ışı efekti verilmiş ve gondolla dolaşabileceğiniz bir yer var: Villagio Burada yemek için uygun alternatifler bulabilirsiniz.
http://www.villaggioqatar.com/
Pearl: yapay olarak inci şeklinde inşa edilmiş ultra lüks alışveriş ve konut kompleksi ziyaret edilebilecek yerler arasında. Burada yaşayanlar evlerin önüne araba park eder gibi lüks teknelerini bırakıyorlar :)

Doha'da yaşayan yabancılar genellikle Pearl'de oturmayı tercih ediyorlar. Hem statü olarak kendilerine daha yakın hem de daha serbest bir bölge :)

Katara: Çok güzel ve çok ince düşünülerek yapılmış bir kompleks. "Cultural Village" deniliyor ve tüm kültürel öğeleri içeren eğitim merkezleri, kulüpleri birlikte barındırıyor. Dünya mutfağının bir çok çeşidini burada bulabilirsiniz.
http://www.katara.net/english/
Girişte göreceğiniz kuş evleri muhteşem...
Kuş evlerinin yanındaki cami de ince detaylarla bezenmiş kibar bir yapı.

Ulaşım aracı olarak taksi tercih edilebilir. Fiyat çok makul ama taksi bulabilirseniz :) Otellerin önünde bekleyen taksi olabiliyor. Ya da oradaki vale sizin için yoldan çağırmaya uğraşıyor. Alışveriş merkezi önünde de bekleyen taksiler var. Ama bir sokak arasında ya da cadde üstünde bir yerde boşuna taksi beklemeyin. Başınıza güneş geçtiği ile kalırsınız... :)
Araba kiralamak da makul. Ama trafik düzeni dönel kavşaklarla sağlanıyor. Kavşağa girerken solunuzdaki araçlara yol vermeniz gerekiyor. Kavşağa girdikten sonra da hızlıca dönüp çıkmalısınız. Aminim alışınca kolaydır ama hem yolu bilmeden hem de bu sisteme ayak uydurmak biraz zor olabilir.

Konaklama için yeni Doha tarafındaki otelleri tercih edebilirsiniz. Burada çok lüks oteller de var orta halli kalınacak bütçeli otellerde. Courtyard Marriott bence çok güzel. Hem "city center" ile bağlantısı var, alışveriş merkezinde dolaşıp, içeriden otele dönebiliyorsunuz.

Yaşam şartlarında katı kurallar hissedilmese de belli oteller hariç içki yasağı var. Yine belli otellerin özel plajları hariç, halk plajında haşema ile denize girmenize izin veriliyormuş.

Doha 2 günlük seyahat için tercih edilebilecek bir yer. Gezmeye ve görmeye meraklıysanız değerlendirebilirsiniz...