14 Eylül 2015 Pazartesi

Memnun Kaldığım Ürünler - 2

Yazı dizimize devam ediyoruz :)

Toz mama kabı: Tekrar tekrar yazıyorum : Bunu neden bu kadar geç keşfettim... Çok üzgünüm :( 
3 saatte bir mama yaptığım günlerde almış olsaydım ne rahatlık olurdu. Ama seyahat için de şart.
İçindeki 3 bölmeye istediğiniz ölçekte mama koyuyorsunuz. Kapağını açıp direkt biberona boşaltıyorsunuz. Ben bilemedim, siz bilin bari...
Bir çok markanın var. Ben Munchkin bulup aldım. 15 TL Daha uygun fiyatlı ürünler de var, ama stoklarda kalmamıştı. Bence her firma bu kaplardan üretsin.
Not: Sadece tatilde değil her zaman çok kullanışlı bir ürün.

Portatif mama sandalyesi: Kraft Easy Booster
Farklı ürünler var. Ama ben en hesaplısı ve boyut olarak biraz daha geniş olduğunu düşündüğüm bu modeli aldım. Çok memnun kaldım. Hatta yanımda taşıyıp misafirliğe gittiğim yerlere de götürdüm. Görenler de çok beğendi. Evde yer kaplamaması ayrıca önemli bir artı puanç
Ama dikkat edilecek bir konu, bebekler ilk oturmaya başladıkları anda bu koltuk çok rahat gelmeyebilir, hatta sakıncalı olabilir. Benim fikrimce en az 8 aylık olması gerekir.

Chicco Polly mama sandalyesi: Bu konuda da şanslıydık. Bize ikinci el bir tane geldi. Ama ilk oturmaya başladığı zamanlarda kullanacaksanız ideal. Hem yatış pozisyonları, hem içinin yumuşaklığı, hem de ağırlığı ile sağlamlığı benden 10 numara 5 yıldız aldı. Tek sorun bunu koyacak bir yeriniz olması. Evde yer varsa düşünmeyin, hemen alın. Bence uzun süreli kullanılacak bir ürün. Mesela ben 3,5 yaşında hala ailesiyle birlikte masaya yanaştırıp oturan bir çocuk bile gördüm. İnşallah bizimki de böyle kullanır.


Farmasanal.com: Aslında en başından yazmam gereken buydu sanırım. Oğlum 3 aylık olduğundan beri mamalarını (Hipp Combiotic) hep buradan sipariş ettim. Son kullanma tarihleri güncel, hasarsız ve hızlı olarak geldi. Üstelik Seydişehir'den. Mama taşıdıkları için gerekli hassasiyeti gösteriyorlar. Hizmetlerinden çok memnunum. Fiyatları ise piyasadan çok çok uygun. 

Alıştırma Bardağı: Wee Baby'den memnun kaldık. Bu 125 ml, ama büyüğünü de alabilirim.

Maclaren Quest: Aslında en başında yazmam gereken bir şeydi. İhmal ettim. Hafifliği, az yer kaplaması en önemli özelliği. Bizdeki modeli sağolsun bir arkadaşımız verdiği için biraz eski bir modeli. O yüzden tam yatmıyor. Biz de ilk 4 ay sokağa çıkarmadığımız için çok önemli olmadı. Ama yaz bebeği olsaydı önemli olabilirdi. 5 aylıktan itibaren yaklaşık 3 ay ev içinde gezdirmek için kullandık. Sonra sokak arabası oldu. Şimdilerde oturmayı çok sevmiyor, ama illa ki alışacak... 
Maclaren Liners İç Ped: Hem temizlik için, hem de içinin çok yumuşak olmaması nedeniyle böyle bir iç ped almaya karar verdim. Görüntüsü de güzel oldu. Ben memnun kaldım.






4 Eylül 2015 Cuma

Bebekle 11. Ay

Bugünleri hiç unutmayalım... Hep yüzündeki aydınlık gülümsemenle bak hayata oğlum...

Her yazımın başlangıcı gibi bu sefer de tek aklıma gelen şükretmek...

04.08.2015: Tam 10 ayını tamamladığı gün sessiz sessiz "ba" "ba" diye ilk baba demenin antremanlarını yapmaya başladı sabahın 06:00'sında...

Tatil sonrası vücudumuzun bir çok yerinde oluşan kızarıklıklar peşimizi bırakmadı. Kendi terine alerjisi var oğlumun. Islak kalan yer kızarıp sivilce şeklinde kabarıyor. Kollarının hep ıslak olduğu düşünürsek, durum çok vahim...

Bu ay 500 gr almış. Boyu da 1 cm uzamış.

Meningokok aşısını oldu. İkinci dozu 3 ay sonra yapılacakmış.

11. ayımızda karışım ve pürelerden öğünlere geçiyoruz. Her şey ayrı ayrı yenecek. Yumurta sarısıyla omlet yapılacak. Peynir, ekmek, zeytin ayrı ayrı yenecek.
Öğlenleri tuzsuz ve baharatsız olmak kaydıyla bizim yediğimiz gibi çorba. (yayla, mercimek, vs.)
Aralarda meyve ve yoğurda devam.
Akşamları yemek yenecek. Mesela kabak dolma. Ama yemeklerde salçalar ev yapımı olmalı.
Haftada bir kere mutlaka organik tavuk yenecek. Somon ve kıyma ihmal edilmeyecek.
1 yaşına kadar sadece kuzu kıyma verilecek.
Geceleri mamaya devam. Ama artık 3 numara mama verilecek.
Demir ilacı kilo artışıyla birlikte 12 damlaya çıktı. Sanırım kilo başına 1 damla.

Bakalım ne kadarını yapabileceğiz.
Anneannesi olmasa ben çoğunu beceremem. Allah başımızdan eksik etmesin. Gözü gibi bakıyor, her şeyiyle eksiksiz ilgileniyor.

El-ayak hastalığı bizi biraz üzdü, ama Allah'a şükür iyiyiz.

Hastalık sırasında boğazda çıkan yaralar nedeniyle mama ve püre şeklinde, daha çok yoğurt ile beslendik. Sonrasında ben yine kaldığımız yerden katı gıdalara devam etmeye başladım. Ama anneanne pürelerden çok memnun hayatına devam ediyordu.

Bir arkadaşımdan öğrendiğim kadarıyla, önümüzdeki bu 1-2 ay içerisinde katı gıdaya alıştırmak gerekiyormuş. Yoksa uzunca bir süre beyin yutamadığı yiyecekleri boğuluyorum korkusuyla çıkarma/kusma yoluna gidermiş. Bunu anlatınca anneanne de biraz ikna oldu.

Artık kahvaltıları lokma lokma yiyoruz. Çorbalarımız daha taneli. Akşamları küçük küçük köfte ve domates ile yemeğimizi tamamlıyoruz. Bazen de meyveleri küçük küçük ısırıyoruz.
Elimden geldiği kadar yemeğe teşvik edip sevdirmeye çalışıyorum. Masada bizimle oturmasına gayret ediyorum.

Bu ay hastalık nedeniyle pek emeklemesine izin vermedik. Ama iyileşip de yere bırakınca ne kadar azgınlaştığını anladık. Artık her yere saldırıyor. Sürekli dikkat istiyor. Her yere tutunup ayağa kalkıyor. Her an düşme tehlikesi var. Yakında sıralamayı bırakıp 1-2 adım atmasını bekliyorum.

Bazen sabaha karşı uyanıp, oyun oynamak istiyor. Böyle zamanlarda ışığı yakmadan istediklerini yapmaya çalışıyoruz ki uykusu çok dağılmasın. Geçen gece ben yatak odasında yatarken o salonda oynuyordu. Karanlıkta emekleyerek gelip yatakta beni buldu. Bir arkadaşımdan duyduğum kadarıyla emeklemek yön duygusunu geliştiriyormuş. Hatta o nedenle bebeğinin erken yürümeyip emeklemesi için teşvik ediyordu. Karanlıkta emekleyerek yolunu bulduğunu anlatıyordu. Aynı şekilde bizim bebek de yön bulma duygusunu geliştiriyor :)

Bu ay başarılı bir şekilde el sallamayı da öğrendik. Taklitler yapmaya başladık.

Darısı sağlıkla önümüzdeki günlere...

1 Eylül 2015 Salı

Oyuncaklar

Bizim oğlan neredeyse 1 yaşına gelecek.
Geçen 1 senede tanıştığımız diğer bir konu oyuncaklar...
Ne kadarı gerekli ne kadarı eğitici ve faydalı tartışılıyor. Ama çocuğun varsa alıyorsun arkadaş... Bunu da sever mi, bununla biraz oynar mı, belki bu hoşuna gider, vs. derken bir bakmışsın bir oda dolusu oyuncak olmuş etrafın...
Bir yerde okumuştum. Gelir seviyesi ne olursa olsun, çocukların en sevdiği oyuncak tencere-tavadır yazıyordu. Bu nedenle ben çok oyuncak yanlısı olmadım en başlarda. Ama çocuk büyüdükçe beraber vakit geçirecek, onun ilgisini çekecek şeyler aramaya başlıyorsun. Sesler, ışıklar, şimdi yeni moda ince motor kabiliyeti geliştirici aletler belki faydalıdır diye dayanamıyorsun, alıyorsun...
Bize bir kısmı hediye geldi. Ama öyle olsun olmasın bir sürü şey aldık yine de.
İlk önce bu konuda bir şeyler yazıp, şimdiye kadar ki oyuncaklarının resimlerini paylaşıp hatıra kalsın diye düşünmüştüm.
Sonra bir baktım ki, bu işin bir de maddi boyutu var :) resimleri özellikle fiyatları ile birlikte paylaşıyorum. Nasıl büyük bir sektör, nasıl pahalı... En büyük tehlike küçük çocukların her şeyi ağzına alması nedeniyle kimyasallar. Bu yüzden bilindik markalara rağbet ediyoruz. Onlar da fiyatını arttırdıkça arttırıyor.
Tahminimce, bu oyuncakları şuanda tam olarak anlamayıp sadece renklerine ve şekillerine baktığı için, esas eğitici fonksiyonlarını 2 yaş civarında alacaklar. Yani uzun süreli bir yatırım olarak düşünüyorum. :P  Yani umarım öyle olur.... :)