Her hafta bir yazıyı yayınlayınca diğerine taslak olarak başlardım. Bu hafta üşengeçlikler haftası sanırım... Bir türlü başlayamadım.
İş yerimde son 2 gün. Oturmaktan bile yorulur oldum.İçim sıkılıyor. Evde olup kalan işlerimi bitirmek istiyorum.
Bu hafta internet alışverişlerini yaptım. Eve gelenlere vermek üzere lavantalı keseler aldım. Onları süsleyeceğim. Ayrıca ozalitte bastırmayı planladığım kitap ayracı, su şişesi etiketi, yaka kartı, kapı posteri, banner gibi ürünlerin tasarımını tamamladım. Bunlara bağlanacak kurdele, püskül ve balon, pompom gibi ekstra aksesuarları yine internetten aldım.
Bir türlü başarılı olamadığım gecelik alışverişini yine internetten yaptım. Ama sonuç ne olacak diye beklemedeyim. Artık kargolarımı işyerimden rahatça alıp rahatça iade edemeyeceğim. Evde olduğum gün ve saatlerde kargo mu bekleyeceğim diye düşünüp eşimin işyeri adresine gönderim yapmayı uygun buldum. Bakalım başarılı olacak mı?
Her akşam giderek daha az yememe rağmen mide yanmasına çözüm bulamıyorum. Sadece midem değil elim-ayağım da yanıyor. Eşim camı açık bırakınca uyuyamıyor. Ben de uykum kaçınca sıcaktan uyuyamıyorum. Atıyorum kendimi salona, açıyorum camı. Bir bakmışım sabah olmuş. İki gün normal yatıyorsam diğer iki gece böyle geçiyor.
Bugün sırtım ağrımaya başladı. Ya artık sabah - akşam günde 3 saat işe git-gel dayanamaz hale geldim ya da vücut sancılar için deneme yapmaya başladı.
Bacak krampları için her gün yediğim muzu kestim. Çünkü magnezyum takviyesi gayet güzel krampları engellerken doğum sancılarını da baskılıyormuş. Bu haftadan itibaren baskılayacak bir şey kalmadı bence :) Ne zaman istersen bekliyoruz oğlum :) Başımızın üzerinde yerin var...
Profesör beni hastası olarak kabul etti. Haftaya muayeneye gideceğiz. Garanti vermemekle birlikte normal doğumu deneyeceğimizi söyledi. Ancak pelvis muayenesine göre kesin bir şey söyleyecek. Önce doktorumla konuşmuş. Doktorum, çok zor gebelik elde edildiğini tüp bebekte benimle çok uğraştıklarını anlatmış.
Muayeneye gittiğimde inşallah aklımdakileri anlatma fırsatım olur, zira kafamı kemirip duruyorlar.
- Öncelikle zaten sorunlu olmasam niye 30 yaşında bebek isteyen bir hastayı tüp bebeğe yönlendirirsin? Sorun olduğunu daha başından biliyorduk. Bu yüzden farklı yöntemlerle vakit kaybetmeden son çare olabilecek tüp bebek ile tedaviye başladık.
- Tüp bebek tedavisinin daha 5. gününde rahim kalınlaşmadığı anlaşıldı. 9. gününde aromataz enzimi eksikliği olabileceği söylendi. Embriyoları dondurma kararını sadece 9 günde vermiştik bile.
- Enzim eksikliğinin bilinen bir tedavisi olmadığı için deneme - yanılma ile doğru ilaç ve ilaç dozu belirlenmeye çalışıldı. Bu tabii ki vakit kaybı oluyor. İlk transfer girişiminde her hastaya verdikleri transfer prosedürü kağıdını benim elime verip ilaçları uygulattılar. Zaten olmayacağı belliydi... Ama kızamıyorum. Neye göre dozaj değiştireceklerini anlamak için bunu yapmak zorundalardı bence.
- Ayrıca histereskopi yapalım dediler ve 2 ay transfer için ara vermemiz gerekti.
- Sonrasında ben yoruldum. Vücudum yoruldu. Ben 2 ay ara verdim.
- Mayıs 2013-Aralık 2013 arasında toplam 7 aylık bir sürede 4-5 ay ara vermekle geçtiği için aslında tüm tedavi 3 ay sürdü.
- İlk transferde başarı sağlandı.
Şimdi tüm bunlara bakınca ben zor bir hasta mı oluyorum? Evet zordu, ki bunu en çok ben hissettim, benim yaşadıklarımı böyle sözle anlatmak imkansız, ancak o evrelerden geçen bilir. Ama sorunları çözmek için 3 ay gibi bir süre, senelerce uğraşan insanları düşününce bence çok kısa. Ben çok şanslıydım diye düşünüyorum.
Sanırım bunlar 15 günde tüp bebek yapmaya alışmışlar. Fabrika gibi giren yarı mamül, mamül olarak 15 günde çıkmazsa sorunlu oluyor. Hele benim gibi az rastlanır bir sorun varsa "zor hasta" oluyorsunuz.
Bunlar benim bildiklerim. Acaba bana anlatılmayan benim bilmediğim şeyler mi var? Bir de bu konuyu merak ediyorum.
Neyse, önemli olan sonuç iyi olsun... Almanların bir sözü var: "Ende gut, alles gut". Sonucu iyiyse her şey iyidir :)
Haftaya görüşmek üzere,
Sevgiler...
İş yerimde son 2 gün. Oturmaktan bile yorulur oldum.İçim sıkılıyor. Evde olup kalan işlerimi bitirmek istiyorum.
Bu hafta internet alışverişlerini yaptım. Eve gelenlere vermek üzere lavantalı keseler aldım. Onları süsleyeceğim. Ayrıca ozalitte bastırmayı planladığım kitap ayracı, su şişesi etiketi, yaka kartı, kapı posteri, banner gibi ürünlerin tasarımını tamamladım. Bunlara bağlanacak kurdele, püskül ve balon, pompom gibi ekstra aksesuarları yine internetten aldım.
Bir türlü başarılı olamadığım gecelik alışverişini yine internetten yaptım. Ama sonuç ne olacak diye beklemedeyim. Artık kargolarımı işyerimden rahatça alıp rahatça iade edemeyeceğim. Evde olduğum gün ve saatlerde kargo mu bekleyeceğim diye düşünüp eşimin işyeri adresine gönderim yapmayı uygun buldum. Bakalım başarılı olacak mı?
Her akşam giderek daha az yememe rağmen mide yanmasına çözüm bulamıyorum. Sadece midem değil elim-ayağım da yanıyor. Eşim camı açık bırakınca uyuyamıyor. Ben de uykum kaçınca sıcaktan uyuyamıyorum. Atıyorum kendimi salona, açıyorum camı. Bir bakmışım sabah olmuş. İki gün normal yatıyorsam diğer iki gece böyle geçiyor.
Bugün sırtım ağrımaya başladı. Ya artık sabah - akşam günde 3 saat işe git-gel dayanamaz hale geldim ya da vücut sancılar için deneme yapmaya başladı.
Bacak krampları için her gün yediğim muzu kestim. Çünkü magnezyum takviyesi gayet güzel krampları engellerken doğum sancılarını da baskılıyormuş. Bu haftadan itibaren baskılayacak bir şey kalmadı bence :) Ne zaman istersen bekliyoruz oğlum :) Başımızın üzerinde yerin var...
Profesör beni hastası olarak kabul etti. Haftaya muayeneye gideceğiz. Garanti vermemekle birlikte normal doğumu deneyeceğimizi söyledi. Ancak pelvis muayenesine göre kesin bir şey söyleyecek. Önce doktorumla konuşmuş. Doktorum, çok zor gebelik elde edildiğini tüp bebekte benimle çok uğraştıklarını anlatmış.
Muayeneye gittiğimde inşallah aklımdakileri anlatma fırsatım olur, zira kafamı kemirip duruyorlar.
- Öncelikle zaten sorunlu olmasam niye 30 yaşında bebek isteyen bir hastayı tüp bebeğe yönlendirirsin? Sorun olduğunu daha başından biliyorduk. Bu yüzden farklı yöntemlerle vakit kaybetmeden son çare olabilecek tüp bebek ile tedaviye başladık.
- Tüp bebek tedavisinin daha 5. gününde rahim kalınlaşmadığı anlaşıldı. 9. gününde aromataz enzimi eksikliği olabileceği söylendi. Embriyoları dondurma kararını sadece 9 günde vermiştik bile.
- Enzim eksikliğinin bilinen bir tedavisi olmadığı için deneme - yanılma ile doğru ilaç ve ilaç dozu belirlenmeye çalışıldı. Bu tabii ki vakit kaybı oluyor. İlk transfer girişiminde her hastaya verdikleri transfer prosedürü kağıdını benim elime verip ilaçları uygulattılar. Zaten olmayacağı belliydi... Ama kızamıyorum. Neye göre dozaj değiştireceklerini anlamak için bunu yapmak zorundalardı bence.
- Ayrıca histereskopi yapalım dediler ve 2 ay transfer için ara vermemiz gerekti.
- Sonrasında ben yoruldum. Vücudum yoruldu. Ben 2 ay ara verdim.
- Mayıs 2013-Aralık 2013 arasında toplam 7 aylık bir sürede 4-5 ay ara vermekle geçtiği için aslında tüm tedavi 3 ay sürdü.
- İlk transferde başarı sağlandı.
Şimdi tüm bunlara bakınca ben zor bir hasta mı oluyorum? Evet zordu, ki bunu en çok ben hissettim, benim yaşadıklarımı böyle sözle anlatmak imkansız, ancak o evrelerden geçen bilir. Ama sorunları çözmek için 3 ay gibi bir süre, senelerce uğraşan insanları düşününce bence çok kısa. Ben çok şanslıydım diye düşünüyorum.
Sanırım bunlar 15 günde tüp bebek yapmaya alışmışlar. Fabrika gibi giren yarı mamül, mamül olarak 15 günde çıkmazsa sorunlu oluyor. Hele benim gibi az rastlanır bir sorun varsa "zor hasta" oluyorsunuz.
Bunlar benim bildiklerim. Acaba bana anlatılmayan benim bilmediğim şeyler mi var? Bir de bu konuyu merak ediyorum.
Neyse, önemli olan sonuç iyi olsun... Almanların bir sözü var: "Ende gut, alles gut". Sonucu iyiyse her şey iyidir :)
Haftaya görüşmek üzere,
Sevgiler...



