6 Nisan 2015 Pazartesi

Bebekle 3. Ay

Bu ayın sloganı; "Annelik; kucağında uyusa bile, uyuduğunda çocuğunu özlemekmiş..." olsun. Her geçen gün daha mı güzel oluyor hayat :)

İkinci ayı tamamladığımızda rutin aşılarımız da yapıldı. Bir koldan, iki bacaktan...
2 aylık bir bebeğe bir anda bu kadar çok yüklenmenin ne anlamı var, çözemedim.
Ateş yapabilir diye o gece takip ettik. Gerçekten de ateşlendi. Bu sefer riske atmayıp fitil yaptık. Fitil yapmamıza rağmen 2-3 saat yine düşmedi ateşi. Tüm gece üzerinde kısa kollu bir penye ile yatırdık. Allahtan eşim bu konuda bana yardımcı ve soğukkanlıydı. Sabaha karşı düzelmeye başlamıştı.

Hamileyken yaptığım alışverişlerde, klasik, koltuk altından ateş ölçen dijital bir derece almıştım. Ama çok geç ölçüyordu ve bebek o kadar süre bekleyince huzursuzlanıyordu. Bu gecenin sonrasında daha hızlı ölçüm yapan bir derece almaya karar verdik. Eşim sabah gidip kulaktan ölçen bir model alıp geldi. Ama her seferinde başka bir değer çıkıyordu. Bir kaç gün deneyip iade ettik.

5 gün sonra eşim grip olmuştu. Kucağına almamaya gayret etti. Gerçi ben de bazen sabahtan akşama kadar evde yalnız başıma bunalıp, neden kucağına almıyorsun diye sitem ediyordum. Sürekli hastalandığı için çok kızıyordum. Özetle açıklamak gerekirse, kronik sinüziti olduğu için sık hastalanır ve hastalanmasının en büyük nedeni, bana göre soğuk havada sigara içmesidir. Yani olaya hangi açıdan bakarsam bakayım, kendini bile isteye hasta ettiğini düşünüyordum.

Bu sıralarda benim yorgunluğuma ve sitemlerime dayanamayıp bir kaç kez kucağına aldı. Belki ondan belki de zaten evdeki havadan bulaştı. Ama bebeğimiz şiddetli burun tıkanıklığı ile grip oldu. Doktoru arayıp ne yapalım diye sordum. Serum fizyolojik ve burun aspiratörü dışında yapılacak pek bir şey yoktu ilk aşamada. O gece sabaha kadar uyumadı. Bu sıralarda bebekler ağızdan nefes almayı bilmezmiş. Yatınca iyice tıkandığından yatmak istemiyormuş. Reflü yastığı bu sırada kurtuluşumuz oldu. Hep kucağımda dik yatmak istiyordu.

Ertesi sabah apar topar doktora gittik. Neyse ki daha başındaydık. Göğsüne inmemişti. İlave olarak bir damla verdi. Düzenli olarak aspiratör ile çekip damlalarını yapacaktık. İyileşene kadar eşimle aynı ortamda kalmamasına karar verdik. Biz annemlere yerleştik. Burnunu her çekmeye çalıştığımda ağlıyordu. Annem bana kızıyordu, ama yapacağım bir şey yoktu. İlerleyip göğsüne inmemesi için bunu yapmaya mecburdum.

Neyse ki düzenli damlalarla ilerlemeden atlattık. Ama daha ikinci ayında hasta ettiğimiz için de çok üzüldük. Allah beterinden esirgesin...

3. ayımız bizi hastalıkla tanıştırdı, biraz daha tecrübe kazanmamızı sağladı.

İkinci kalça ultrasonunu 90 günlükken yaptırmaya karar vermiştik. Büyük bir heyecanla gittim o gün hastaneye. Allah'a şükürler olsun ki düzelmişti. Öğrendiğim kadarıyla 3 aya kadar kemikler daha kıkırdak dokuyu koruyor, sonrasında sertleşme başlıyormuş. Bizim bıngıldak için D vitamini kullanmamamız da biraz daha işimizi kolaylaştırdı sanırım. Radyoloji uzmanı artık sorun olmayacağını söyledi. Bir ay daha çift beze devam etmemizi önerdi. Allah tüm hastalara şifa versin...

3 yorum:

  1. Çok geçmiş olsun, bebeklere hiç kıyamıyor insan. Bizim kuzu da 6 aylıkken grip oldu, düşmeyen yüksek ateş, burun akması, öksürme derken, grip ilacı enfluvir kullanmak durumunda kaldık. Buna da şükür diyoruz, yeter ki çözümsüz dert olmasın. Allah sağlık versin tüm çocuklara...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size de çok geçmiş olsun :( Kuzucuklar ne kadar zor geliyor onlara hastalık... Dediğiniz gibi Allah beterinden korusun.
      Görüşmek üzere,
      Sevgiler...

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil