Bebeğimiz büyüdükçe aramızdaki bağ daha da kuvvetleniyor.
Bu haftalarda "seperation anxiety" yani anneden ayrılmada zorlanma artmaya başlıyormuş.
Gerçekten bizde de öyle oldu. Bu ay bazen kucağımdan indirsem bile ağlamaya başladı.
9. ayımızda 3 diş patlattık. Doktorumuzun dediğine göre bu ay da 3 diş sırada bekliyormuş.
Kilo konusunda biraz frenleme olmuş. Sadece 100 gr almış. Boyu da 0,5 cm uzamış. Zaten sınırların üstünde gezdiğimiz için, şuan hiç sorun yok.
10. ayımızda ilk tatilimize gittik. Ama sanırım biraz abarttık. Nice-Cannes-Monaco-San Remo derken 4 günde 3 ülke gezdik ve sonunda zavallı yavrum altı morarmış gözlerle mahsun mahsun bize bakmaya başladı :(
Allah'a şükür hiç sorun çıkarmadı. Tabii ki onun isteklerine göre hareket etmeye çalıştık. Ama bazen günlerce evden bile çıkmayan bir bebeğin tüm günlerini sokakta geçirmesi onu çok yordu.
O yorulduğu için de biz çok üzüldük. Bir de cildinde nedenini bilmediğimiz kızarıklıklar oluştu. Güneşten ya da güneş kreminden ya da denizden alerji oldu :(
Bir daha bu kadar yormayacağız, söz....
Biz de çok yorulduk, ama yine yapar mısın deseniz, evet yine giderim. Ama bu kadar çok yoğun bir program yapmam.
Gezi notlarını ayrıca paylaşacağım.
Dönüşte tartmadım ama sanırım biraz kilo verdi. Çok hareket etti, Denize girdi. Bacaklar çalıştı :) Biraz inceldi, forma girdi :))
Tatilin hem iyi hem biraz kötü yanı memeye alışması oldu. Uyku için hep meme aramaya başladı. Bu arada arz-talep mantığıyla süt arttı. Hatta geceleri sadece 1 kez mama vermeye başladım. Çünkü emerek tekrar uykuya dalıyordu. Ama işe başlayınca evde "emme, emme" diye meme arayan bir bebek bırakmış oldum :( Yavrum biberonla su içerek uyumaya başladı.
Sıcakların da etkisiyle zaten olmayan uyku düzenimiz artık tamamen kalmadı. Her saat uyanabiliriz, onun için problem değil.
Tatil dönüşü gözlerinde oluşan kızarıklığı önce yorgunluk zannettik. Sonra kaşıntısı artınca çocuk doktorumuza sorduk. Verdiği damlayı (Netira) 3 gün kullandık. Ama düzelme olmayınca göz doktoruna gittik. Gözleri de alerji olmuş. Güneşe hassasiyeti varmış. Tatilde bütün gün güneş zarar vermiş. Şapka da takmadığı için koruma imkanımız olmadı. Başka bir damlayı (Lotemax) bir hafta kullanıp kontrole gittik. Düzelmişti. Ama 3 gün sonra tekrarladı. Doktorumuz kısa süre daha damla yapmamızı önerdi. 3 gün daha kullanınca yine geçti. Ama sürekli damla kullanmak da zararlı. Mevsimsel olarak tekrarlamaya çok müsait. Şapka da taktıramayınca işimiz zorlaşıyor. Arabada bile yan camına güneşlik aldım. Güneşi görür görmez çok rahatsız oluyor. 2 yaşına kadar böyle olabilirmiş. Acaba güneş gözlüğü alsam mı diye de düşünüyorum. Ama bizim velet onu da tutmaz gözünde...
Bu ay başladığımız köfte yeme çalışmaları önce çok başarısız oldu. Sanırım baharatsız olduğu için doktorumuz içine sarımsak koymamızı önermişti. Sarımsağı ise bizim oğlan sevmedi. Sonra sade vermeye başladık. Çiğnemeyi bilmemesi de ayrı bir sorundu. Biraz ekmek dişleyerek, biraz karpuz vererek o sorunu da çözmeye çalışıyoruz. Köfteyi sonrasında çok sevdi. Hatta bir akşam yemeği için gittiğimiz arkadaşımızda, menüde köfte vardı. "Mer" "Mer" (ver) diyerek bizi hem şaşırttı hem utandırdı. Sanki çocuğu aç bırakmışız gibi köfteleri afiyetle yedi. Aynı olay bir hafta sonra başka bir davette oldu. Sanırım köftenin onun yiyeceği bir şey olduğunu anladı.
Suyu hala biberonla içiyoruz. Avent'in suluğu vardı. Ama onu içmeyi çözemedi. Başka bir model de henüz alamadım. İnşallah önümüzdeki ay...
Sıralama konusunda ilerliyoruz. Emekleyerek tüm evi gezmek istiyoruz. Yürüme antremanlarına başlama zamanı geldi.
Sağlıkla bir ayımızı daha geride bıraktık. Darısı önümüzdeki aylara...
Sağlıcakla kalın...
Bu haftalarda "seperation anxiety" yani anneden ayrılmada zorlanma artmaya başlıyormuş.
Gerçekten bizde de öyle oldu. Bu ay bazen kucağımdan indirsem bile ağlamaya başladı.
9. ayımızda 3 diş patlattık. Doktorumuzun dediğine göre bu ay da 3 diş sırada bekliyormuş.
Kilo konusunda biraz frenleme olmuş. Sadece 100 gr almış. Boyu da 0,5 cm uzamış. Zaten sınırların üstünde gezdiğimiz için, şuan hiç sorun yok.
10. ayımızda ilk tatilimize gittik. Ama sanırım biraz abarttık. Nice-Cannes-Monaco-San Remo derken 4 günde 3 ülke gezdik ve sonunda zavallı yavrum altı morarmış gözlerle mahsun mahsun bize bakmaya başladı :(
Allah'a şükür hiç sorun çıkarmadı. Tabii ki onun isteklerine göre hareket etmeye çalıştık. Ama bazen günlerce evden bile çıkmayan bir bebeğin tüm günlerini sokakta geçirmesi onu çok yordu.
O yorulduğu için de biz çok üzüldük. Bir de cildinde nedenini bilmediğimiz kızarıklıklar oluştu. Güneşten ya da güneş kreminden ya da denizden alerji oldu :(
Bir daha bu kadar yormayacağız, söz....
Biz de çok yorulduk, ama yine yapar mısın deseniz, evet yine giderim. Ama bu kadar çok yoğun bir program yapmam.
Gezi notlarını ayrıca paylaşacağım.
Dönüşte tartmadım ama sanırım biraz kilo verdi. Çok hareket etti, Denize girdi. Bacaklar çalıştı :) Biraz inceldi, forma girdi :))
Tatilin hem iyi hem biraz kötü yanı memeye alışması oldu. Uyku için hep meme aramaya başladı. Bu arada arz-talep mantığıyla süt arttı. Hatta geceleri sadece 1 kez mama vermeye başladım. Çünkü emerek tekrar uykuya dalıyordu. Ama işe başlayınca evde "emme, emme" diye meme arayan bir bebek bırakmış oldum :( Yavrum biberonla su içerek uyumaya başladı.
Sıcakların da etkisiyle zaten olmayan uyku düzenimiz artık tamamen kalmadı. Her saat uyanabiliriz, onun için problem değil.
Tatil dönüşü gözlerinde oluşan kızarıklığı önce yorgunluk zannettik. Sonra kaşıntısı artınca çocuk doktorumuza sorduk. Verdiği damlayı (Netira) 3 gün kullandık. Ama düzelme olmayınca göz doktoruna gittik. Gözleri de alerji olmuş. Güneşe hassasiyeti varmış. Tatilde bütün gün güneş zarar vermiş. Şapka da takmadığı için koruma imkanımız olmadı. Başka bir damlayı (Lotemax) bir hafta kullanıp kontrole gittik. Düzelmişti. Ama 3 gün sonra tekrarladı. Doktorumuz kısa süre daha damla yapmamızı önerdi. 3 gün daha kullanınca yine geçti. Ama sürekli damla kullanmak da zararlı. Mevsimsel olarak tekrarlamaya çok müsait. Şapka da taktıramayınca işimiz zorlaşıyor. Arabada bile yan camına güneşlik aldım. Güneşi görür görmez çok rahatsız oluyor. 2 yaşına kadar böyle olabilirmiş. Acaba güneş gözlüğü alsam mı diye de düşünüyorum. Ama bizim velet onu da tutmaz gözünde...
Bu ay başladığımız köfte yeme çalışmaları önce çok başarısız oldu. Sanırım baharatsız olduğu için doktorumuz içine sarımsak koymamızı önermişti. Sarımsağı ise bizim oğlan sevmedi. Sonra sade vermeye başladık. Çiğnemeyi bilmemesi de ayrı bir sorundu. Biraz ekmek dişleyerek, biraz karpuz vererek o sorunu da çözmeye çalışıyoruz. Köfteyi sonrasında çok sevdi. Hatta bir akşam yemeği için gittiğimiz arkadaşımızda, menüde köfte vardı. "Mer" "Mer" (ver) diyerek bizi hem şaşırttı hem utandırdı. Sanki çocuğu aç bırakmışız gibi köfteleri afiyetle yedi. Aynı olay bir hafta sonra başka bir davette oldu. Sanırım köftenin onun yiyeceği bir şey olduğunu anladı.
Suyu hala biberonla içiyoruz. Avent'in suluğu vardı. Ama onu içmeyi çözemedi. Başka bir model de henüz alamadım. İnşallah önümüzdeki ay...
Sıralama konusunda ilerliyoruz. Emekleyerek tüm evi gezmek istiyoruz. Yürüme antremanlarına başlama zamanı geldi.
Sağlıkla bir ayımızı daha geride bıraktık. Darısı önümüzdeki aylara...
Sağlıcakla kalın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder