26 Mart 2015 Perşembe

Bebekle 1. Ay

İlk ay ne kadar özel ve güzelken neden bu kadar hızlı geçti, neden bir şey anlamadım :(
Sırf doya doya bu günleri yaşamak için tekrar doğurmak istiyorum :)

Sanmayın ki, lohusa sendromuna girdim, depresyondaydım filan fıstık... Yok valla, çok mutluydum, sorunsuz geçirdik günlerimizi. Ama hızlı geçti işte...

İlk 10 gün sarılıkla uğraştık. Mama alsın mı, almasın mı? Uyusun mu, uyandıralım mı? Göbeği düşmeden yıkanır mı, yıkanmaz mı? Böyle derken bir baktık geçmiş zaman...
Maaşallah oğlumun plesantası o kadar kalınmış ki 14. gün düştü (18.10.2014)
Bu süreye kadar yıkamamıştık oğlumu. Krem bile sürmeye korktum. Derisi soyuldu. Bu normal mi acaba? Hiç düşünmemişim o sıralarda.
Göbeği düştüğünde de bu sefer kalın olduğu için içinde bir kanal kalmış olabilir mi diye ultrason çektirdiler. Sırf para tuzağı ve biz bu tuzağa bile isteye düştük. Çünkü ya dedikleri gibi bir şeyse diye düşünmeden edemedik. Göbeğine antibiyotikli krem sürmeye devam ettik bir süre. (Bactroban krem) Şükür bir şey çıkmadı.

İşitme testini yaptılar. Tamam gayet güzel. Bir de fototerapi aldığı için BERA testi yaptılar. Başa dönecek olursak daha doğumundan 24 saat geçmeden, bilirubin seviyesi 8 iken fototerapiye niye aldınız demek lazımdı ama biz bu tuzağa da düşmüştük işte. Artık ne yapıyorlarsa bu test için 600 TL alındı. Yine şükür bir şey çıkmadı.

Bu aşamaları da geçtik. Bir diğer sorunumuz sol gözde çapaklanmasıydı. Çapaklanma arttığında nasıl da ağladığımı hatırlıyorum şimdi. Gözleri renkli olacak mı, olmayacak mı diye düşünürken, çapaklanmayla birlikte nasıl da içim parçalanmıştı. Sağlıklı gözleri olsun da rengi ne olursa olsun diye ağlıyordum her baktığımda yüzüne. İlk gittiğimiz çocuk doktoru bir ilaç verdi. Yavrumun küçücük gözüne günde 3 kere damla yaptık. Geçmedi. İkinci gittiğimiz doktor damlayı değiştirdi. Ki Allahtan gidip sormuşuz, çünkü o damla sadece 7 gün kullanılırmış. Yine damlalar... Yine geçmedi. Sonunda daha 1 aylık bebeğimizi göz doktoruna götürdük. Kuzum bizim gözümüze ne kadar da büyümüş görünüyordu... Halbuki daha ne ki... Koca göz muayenesi koltuğunda kucağımızda muayene oldu. 10 günde göz doktorunun verdiği damlayı kullanıp masaj yaptık. İşin püf noktası; önce masaj yapıp, varsa içerideki iltihabı çıkarıp, silip, sonra damlayı yapmakmış. Masajı yaparken 5 kere bastırıp, 1 kere aşağı çekerek neyse ki 10 günde tıkanıklığı açtık. (Vigamox damla)

En önemli sorunlarımızdan biri de bebeğin kilosuydu. Gerçekten çok uğraştım anne sütü verebilmek için. Herkes "bu çocuk aç" diye diye beynimi yedi. Ama kulaklarımı tıkadım, sürekli emzirmeye çalıştım. Gerçi daha ilk gün göğüslerim yara bere içinde kalmıştı. Olsun yine de uğraştım. Bu sürede en önemli sıkıntı bebeğin uyumasıydı. Sarılık yüzünden uyudukça meme almıyordu. Ben de fazla zorlayamıyordum belki de... Bilemiyorum :( Belki bir yerlerde hata yaptım, belki de ne yapsam sonuç zaten böyle olacaktı. Ara ara sağlık ocağına gidip tarttırayım dedim. Ama orada kilo almış gibi çıksa da hastaneye gidince yine aynısı çıkıyordu, yani kilo almamış. 3710 gr doğan bebeğimiz 3560 gr olarak taburcu olmuştu. 3 haftalık olduğunda ikinci bir çocuk doktoruna gittik ve 3545 gr çıktı. O gün itibariyle daha fazla inat etmemin yersiz olduğuna kanaat getirdim. Kendimizi mamaya teslim ettik. Düzenli vermeye başladık. (6 saatte bir 60 ml) Tam 1 aylık olduğunda 3910 gr oldu.
İlk ay sonunda sınavdan zar zor geçer not almış öğrenci gibiydim.

Ama ben de kendimce bazı haklı sebeplere dayanarak mama vermemekte ısrar etmiştim. En önemlisi bebeğim kilo kaybetmiyordu. Ayrıca düşük kilolu bir bebek değildi. İlk kullandığımız mama hem kabızlık hem de gaz yapmıştı. Önerdikleri biberon da meğerse çok hava yutmasını sebep oluyormuş.
3. haftada Hipp Combiotic 1 mama hem de Dr. Browns biberon ile bunları engellemeye başladık.

Bir konu daha var bu ay öğrendiğim: D vitamini
Aslında 15 günlükken başlanıyor. Ama biz o sıralar doktor değiştirme konusunda oyalanırken bunu sormayı atlamıştım. Oğlumuzun bıngıldağı kapanmaya müsait olduğu için D vitaminine kapanana kadar başlamamak gerekiyormuş. Genetik bir durummuş. Sonradan öğrendim ki, eşimin de bu şekilde gelişmiş kafatası. Ona da vitamin vermemişler.
Takip edilecek...

Gerçekten çok hızlı geçti ilk ayımız. Çok tecrübesizdik.
Bu tecrübelerimi inşallah ikinci bebeğimde kullanabilirim :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder