18 Kasım 2014 Salı

41. Hafta ve Doğum Hikayemiz

Büyük heyecan ve umutlarla başlayan bu yolculuğun 41. Haftaya kadar varacağını hiç tahmin etmemiştim. Bize son ana kadar destek olan doktorumuzla tanışmamış olsaydık zaten tüp bebek olduğu için 38 ya da 39. Haftada sezaryen yapılırdı.
40. Haftayı doldurduğumuzda kurban bayramına 2 gün kalmıştı. Artık acil bir durum olursa hastanede hiç tanımadığı nöbetçi bir ekiple çalışmak zorunda olacak doktorumuzda süreci hızlandırma kararı aldı. Ama son anda şiddetli grip olmam nedeniyle yine ertelemek zorunda kaldık. Yapılan hesaba göre 40+1, bana göre ise 40+6 olduğumuz sabah 04:00'de hastaneye yatış yaptık.
Ebe ilk muayenesinde 1cm açıklık olduğunu söyledi. Bu durum daha önce doğum yapanlarda ılurmuş. Ama benim gibi doğum yapmamış biri için iyi bir şeymiş. Rahim ağzını yumuşatıp açılmasını sağlamak için ilaç yerleştirdiler. Beklemeye başladık...
4-5 saat sonra doktorum geldi. Muayene etti ve tekrar ilaç koydu. Şanslıysam akşam 12 saat sonra doğurabileceğimi söyledi. Beklemeye devam...
Saat 18:00 olduğunda hala açılma olmamıştı. Doğumun başlamayacağı anlaşılmıştı. Yine beklemeye devam ettik. Bol bol yürüyüş yap dediler. Hastane koridorlarını arşınlamaya başladım. Belimde bir ağrı başladı. Açılma için iyiye işaret olduğunu söylediler. Akşam 20:30 gibi nişan geldi. Bu da benim için sevindirici oldu. Artık su gelebilir dediler. Yine beklemeye devam...
Ama artık yatamaz derecede bel ağrısı çekiyordum. Sürekli yürüyordum. Eşime yavaş yavaş belime masaj yapmasını rica ettim. Ama benim istediğim gibi yavaşça ovmanın bir şeye yaramayacağını söyleyip, yattı uyudu... Ben ağrımla başbaşa kaldım :(
Gece 12:00'de nöbetçi doktorun yaptığı muayene beni mahvetti. Bu kadar haşin bir muayene görmedim. Üstelik bel ağrım dayanılmaz olmuştu. 15 dk nst için bile yatamaz haldeydim. Üstüne üstlük gündüz olan sancılarım kaybolmuştu :((
Sabaha karşı serumla birlikte suni sancıya başladık. Artık yatağa bağlanmıştım ve bel ağrısıyla baş etmeye çalışıyordum. Nst ise hala sancı görünmüyordu. Hemşire bile hayretler içinde kaldı. Acaba seruma ilaç koymadım mı diye düşünmeye başladı. Maalesef suni sancı bana hiç etki etmedi.
Sabah yine ebe geldi. Açıklığa baktı, hala 3cm'di. Hiç ilerleme kaydedilmiyordu.
Artık bebeğin kalp atışları da bozulmaya başladı. Doktorumu arayıp durumu bildirdiler. Sezaryana karar verildi. Önümüzdeki 6 saat bir şey yiyip içmeyecektim. Benim tek düşündüğüm bel ağrımın geçmesiydi. Son 5 aydır yer değiştirmeyen bebek, karnımda değişik hallere girmeye başladı. Karnım sağa-sola yamuluyordu. Anestezi doktoru bilgi vermek için geldi. Tek dileğim bel ağrımı geçirmeniz dedim.
Saat kesinleşince hem akrabalar hem de fotoğrafçımız geldi yavaş yavaş hastaneye. Bayramın ilk gününü heyecanla bekleyerek geçirmeye başlamıştık. Aynı heyecanla odamızı süsledik hep beraber.
Doktorumuz geldi. Son bir ümit yine muayene etti. Ama açılma hala aynı düzeydeydi ve bebek hiç inmemişti.
Doğuma eşim girmek istemediği için teyzem benimle gelecekti. Ama doktorumuz eşimin gelmesini istedi.
Vakit geldi ve ameliyathaneye indik. İnternette ne normal doğumu ne de sezaryanı araştırıp video izlememiştim. Bence öyle olması iyi oldu. Anestezi doktoru epidurali taktı. Bir süre sonra buz testi ile uyuşukluğu kontrol etti. Doktorumuz da geldikten sonra eşimi ve fotoğrafçımızı içeri aldılar. Doktorumuz, nöbetçi doktoru çağırın da biraz para kazansın dedi :)) nöbetçi doktorla ameliyathanede tanıştılar. Yani en istemediğimiz durum olmuştu. Tanımadığımız bir ekiple ameliyat yapılacaktı artık...
3-5 dakika içinde başladılar. Birazdan doktorum "bastır,bastır" diyordu nöbetçi doktora. Göğsümün altına bastırdı. Ama bebek çıkmadı. Doktorum bir şeyi verin dedi. Birazdan bir ses duydum ve içim boşaldı. Heyecanla saniyeler bana yıl gibi gelerek o ilk ağlama sesini duymayı bekledim.
Eşimi bebeğin yanına aldılar. Çocuk doktoru ilk muayenesini yaptı. Birazdan da yanıma getirdiler. Gözyaşları içinde öpüp kokladım oğlumu.
Anestezi doktoru işlemler sürerken beni biraz uyuttu. Uyandığımda dikiş bitmek üzereydi sanırım. Acile hasta gelmiş. Doktorum, nöbetçi doktora "sen git, ben tamamlarım" diyordu.
Toplamda kaç dakika sürdüğünü bilmiyorum. Ama bence hızlı bir şekilde beni yukarı çıkardılar. Giydirdiler ve bebeğim geldi 👼 O kadar acıkmış ki hemen vakum gibi emmeye başladı.
Sonuç sezaryan olsa da benim içimde hiç "keşke" diyeceğim bir şey kalmadı.
Doktorum elinden geleni yaptı. Bana çok destek oldu. Ama oğlum doğmadı. Sezaryanda vakum kullanıldığını hiç duymamıştım, benim başıma geldi.
Normal doğum yapamadım ama denedim ve mutluyum.
Bana bu şansı tanıdığı için doktoruma minnettarım. Her doktor keşke hastalarına bu kadar destek olsa... Çok az doktor bayramın ilk günü gelip hastasıyla böyle ilgilenir. İşin kolayına kaçsaydı bir n önce vazgeçip sezaryanı yapıp tatilini bozmazdı. Allah o dan razı olsun. Bizi sağlıkla bebeğimize kavuşturdu.
Bebeğimiz 3710 gr ve 50 cm doğdu. Kafa çapı 36 cm'di. Boşuna hep kocakafa diye korkutmuşlar bizi :) 41. haftaya kadar bekleyip bebeğin kilo almasının ne kadar önemli olduğunu ilerleyen haftalarda daha iyi anladım. Anne karnında kilo alması ne kadar kolaysa, doğduktan sonra bizim gibi ABO uyuşmazlığı nedeniyle sarılık olduysa ne kadar zor olduğu anladım.
Herkese benim gibi "keşkesiz" doğumlar diliyorum...

1 yorum: