31 Ekim 2013 Perşembe

Seyahat Günlüğü : Londra

THY’nin İstanbul Sabiha Gökçen – Londra Gatwick uçuşu ile İngiltere seyahatimize başladık. Yaklaşık 4 saatlik bir yolculuk ile Londra’ya ulaştık. İniş öncesinde uçuş ekibi doldurmanız için formlar dağıtıyorlar. Bu formlara pasaport bilgilerinizi, kalış yerinizi ve süresini yazıyorsunuz. Türk HAva Yolları Gatwick North terminaline gidiyor. Bu terminalden çeşitli alternatifler ile şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Biz otobüsü tercih ettik. Terminalden çıkınca sağda peronlar bulunuyor. 10 numarali perondan Easybus ile 1 saat 15 dakikada Earls Court’a ulaştık. Kişi başi 10 pound ücreti. Buradan bizim kaldığımız otel 10 dk yürüme mesafesindeydi.


Otelin yanindaki Earls Court Road a cikinca hemen köşede Marks&Spencer Simply Food marketini gorduk. Hazine bulmuş gibi olduk :) Yol boyunca bir suru restaurant var. Her zevke uygun. Cok yakin mesafedeki metro istasyonuna girdik.

Buradaki bufeden oyster card aldik. Kart depozito ucreti 5 pound. Biz bu seferlik sadece yukleme yaptırdık. Distict line ile Notinghill'e gittik. Buradan yuruyerek Portobello Road'u gezdik.


Meshur pastane Hummingbird Bakery de "red velvet" yedik.
Nothing Hill metro istasyonuna donup central line ile oxford circus a gittik. Burada cikinca hemen ilk sokakta oturup yemek yiyecek bir yer bulduk: Bella Italia ve 1 saat soluklandik. Icecekler ve yemekler 21 pound tuttu. Bella Italia bir çok yerde varmış. Yemekleri de lezzetliydi. Tercih edilebilir.

Oxford street boyunca yuruyerek Tottenham court road duragina yürüdük. Arada Ben's Cookies göreceksiniz. Buradan kurabiye alıp yemenizi tavsiye ediyorum... Tottenham court road duragina gelmeden Soho Street otobüs durağı yanından sokak içine yürümeye başlayarak Soho'ya ulaşabilirsiniz. Devam edip, china town ve piccadilly circus’a gidip picadilly line ile Earls Court a geri döndük. Metroya her biniş 2,10 pound.

Ertesi gün otelde kahvaltı salonuna indiğimizde önce şaşırdık. Çünkü sadece bir duvarda, kütüphane gibi bir yerde birkaç yiyecek duruyordu. Şaşkınlığı atlatınca baktık ki aslında yeterli tüm yiyecekleri raflarda sepetlere yerleştirerek hem yerden tasarruf etmişler, hem de çok güzel çözüm üretmişler. Kahvaltılıklar: Beyaz ekmek, kepekli ekmek, kruvasan, muffin, tereyağ, 3 çeşit peynir, 2 çeşit yoğurt, 4-5 çeşit reçel, kahve, çay, corn flakes ve süt, elma. İlk günün verdiği şaşkınlıkla doymayacağımızı düşünüp çok çok aldık, her şeyi yemeğe çalıştık J Ama fazlasıyla doyduk…
Saat 9 gibi otelden çıktık. Piccadilly line ile Earls Court’tan Green park duragina gittik. Parkin içinden yürüyerek Buckingham sarayina ulaştik. Cok yagmur yagdigi icin nobet degisimini bekleyemedik.

Sarayin arka tarafindaki ziyaret icin acilmis bölümleri gezmek istedik ama elektrik problemi nedeniyle kapaliydi. Saraya ait satış mağazalarini gezdik. Burasi çok pahali olmakla birlikte 1-2 hatiralik esya aldik. St. James parkinin yanından yuruyerek The Guard Museum'a gittik. Giriş ücreti kisi basi 5 pound. Muhafiz birligi hakkinda bilgi veren bir muze. Muzenin girisindeki satis magazasinda ise "kursun askerler" satiliyor. Buradaki fiyatlar da koleksiyonculara yonelik...

Yurumeye devam ettik. Yolun bitiminde Churchills War Room vardi. Burasi Imperial War Museum'un bir parcasiymis. Ama sira vardi, bekleyemedik. Yine devam ettik. Horse guard’ı gördük. Buranin icinden gecerken at kokusunu hissedebiliyorsunuz.
Diger caddeye gectigimizde soldan yürüyerek Trafalgar square dogru ilerledik. Bir şeyler icip oturduk. Buckingham sarayından buraya kadar oturacak bir yer bulamamıştık. Böyle bir rota çiziyorsanız durmadan yürümeyi göze almalısınız. Sonrasinda geri yuruyerek Westminister sarayi, Westminister abbey, Big ben, Parlemento binasi, Margeret's churh u gorduk.

Nehre dogru gidip westminister köprüsünde resim cektirdik. Burada da London Eye’ı gormus olduk. Ama hem sira beklememek icin, hem de hava yagisli oldugu icin binmedik. Nehir boyunca yuruduk. Embankment duragindan sonra soldan yukari dogru ilerleyip Trafalgar square e ciktik. Burada Charging Cross istasyonu içindeki Marks and Spencer Simply Food dan sandwich alip yine istasyonda oturarak yedik. Meydandaki National Museum’u gezdik.

Acikcasi muze icindeki resimler cok etkileyici olmakla birlikte sanat tarihcisi olmadigimiz icin hemen unuttuk. Sadece aklimda kalan resimlerin yüz yillar once yapilmis olmasına ragmen hem renklerinin hem de resmedilen insanlarin cok canli olmasiydi. Buradan picadilly circus a yuruduk tam metroya binip oxford circus a gidecekken kosedeki spor malzemeleri satan magazaya girdik. “Lillywhites”. Karrimor markali urunlerde super indirim vardi. Kislik bir botu 40 pounda aldik. Istanbul da en az 100 pound eder...
Metro ile oxford circus a ciktik. Cok methedilen Primark a gittik ama bir sey bulamadık... Ters istikamette yuruduk. Ama oxford street orta noktasinda yorulduk ve picadilly ye dogru regent street ten yurumeye basladik. Burada arka sokaklarda red onion adinda bir turk restorani bulup yemek yedik. Lamb Burger gayet lezzetliydi. Iki kisi salata dahil 30 pound. Artik dermanimiz kalmadigi icin picadilly ye varip metro ile otele geldik.
Seyahatimizin 3. Gününü Imperial War Museum ve Greenwich’e ayırdık. Sabah otelden cikip Embankment ve Elephant&Castle duragi ile Imperial War Museum’a gittik. Müze ücretsiz. Ama tadilatı henüz bitmemiş, müzenin tümü ziyarete açık değildi.

Buradan tekrar embankment ve canary wharf istasyonlarindan Cutty Stark’a vardik. Bu Çin’den gelen son gemiymis.
Yaninda tünel girisi var. Burasi 1800 lerde yapilmis. Nehrin altindan karsiya geciliyor. Karsiya gecip geri geldik. Greenwich rasathanesine yuruduk. Giris kisi basi 7 pound. Baslangic meridyeninde resim cektirdik. Greenwich in icinde güzel bir restaurantta noodle yedik. Noodle 5-6 pound civarinda.
Greenwich’e geldiğimiz yolla Londra merkeze donduk. Marble arch duraginda inip oxford street i gezdik. Sports direct ten yine alisveris yaptik. Gunu boyle bitirdik.

4. gun Oxford’a gittik. Oxford’a Londra’dan trenle gidilebiliyor. Ama benim arastirmalarim sonucu otobus daha ucuza geliyordu, otobus bileti aldim. 2 kisi gidis-donus 12 pound. Sabah Earls Court’tan Victoria istasyonuna gittik. Burada ana cadde uzerindeki "Buckingham Palace Road" otobus duraklarından 10 numarali duraktan Megabus uzerinden aldigim biletle Oxford Tube otobusune bindik. 08:35 te kalktik. Once Londra icindeki duraklari dolasti. Cift katli otobusun ust ve en on koltugunda oturmustuk. Boylece Sightseeing tur da yapmis olduk. Yaklasik 2 saatte Oxford’a vardik. Her yer birbirinden guzeldi. Yaklasik 3-4 saat civarini gezdik. Ancak bir universite binasi bulamadik, cunku her yer universite veya kolej... Yani neredeyse her binada egitim var. Oxford egitim kenti. Binalar o kadar eski ve ihtisamli ki Harry Potter gerçek olabilir
J Ogle yemegimizi Jamie Oliver’ın Oxford’daki “Jamie’s Italian” restaurantında yedik. Makarna gayet lezzetliydi. Sonra dukkanlari dolaştık. Ufak bir alisveris merkezi icinde önce Primark bulduk. Pijamalar 7-8 pound icin cok uygundu. Hemen aldim. Alt katinda da bizdeki “birmilyoncu” gibi her seyi 1 pounda satan bir magaza vardi. Bir suru sey aldik. Donusumuz 18:00 idi. Bence dolu dolu bir gun oldu.


5.gun son gunumuzu Londra'da eksik kalan yerleri gezmeye ayirdik. Once gunluk oyster kart aldik. Baker street e gidip Madame Taussaude ve Sherlock Holmes muzelerinin onunde gezdik. Icine girmeye gerek gormedik. Buradan Holborn’a gidip British Museum a girdik. Dünyanın her yerinden gelen eserleri hizlica gezdik. En onemlisi firavunun mumyasiydi. Egypt Mummies bölümünde bulunuyor. Buradan cikip bir italyan restaurantinda makarna yedik. Istikamet Knightsbridge - Harrods. Magazayi bulduk. Görmüş olduk:) En ucuz bulabildigimiz %50 indirime giren filtre kahvelerden aldik. Buradan cikip National Geographic magazisina girdik, ayni sekilde pahalıydı. Holland&Barter magazasindan aleo vera ve ginger icecegi aldik. Piccadilly Circus a gittik. Buradaki M&M's World bulduk ve gezdik ama yine husran oldu. Cok pahaliydi... Basladik bu bolgedeki Fortnum and Mason’ı aramaya... Ararken bir kilisenin kermesinden oyuncak otobus ve araba aldik. Fortnum and Mason da afternoon tea ictik :) iyi para verdik ama yapmadik demeyiz en azindan... Buradan devam edip oxford circus’a dogru yuruduk. Apple store’a ugradik. Ama fiyatlar yine Turkiye'den daha pahaliydi. Buradan covent garden’a gectik. Istasyondan cikarken asansorun onunde cok kalabalik var diye merdivene yoneldik,hata ettik. Minare gibi en az 5-6 kat ciktik, perisan olduk. Etrafi dolastik. Burada Royal Opera House ve London Transport Museum bulunuyor. Ayrica ortada iki katli yemek yenecek guzel mekanlar var. Yine bu bolgede Jamie Oliver var ama goremedim. Trafalgara dogru yururken Wrap It diye bir restaurantta felafelli wrap yedik. Charging Cross duragindan Earls Court a donduk.


Son sabahımızda kahvaltidan sonra yine easybus ile havalimanina gittik. Pasaport kontrolden sonra restaurantlarin oldugu buyuk bir alan basliyor. Fiyatlar duty free olmasina ragmen cok pahaliydi...
4 saatlik yolculuktan sonra İstanbul Sabiha Gökçen havalimanina inip buradan alisveris yaptik... Daha ucuza geldi. Arabamizi ispark in otoparkindan aldik. Gunluk 7 TL aldilar, Allah isparktan razi olsun :)
Genel Tavsiyeler:
  •  Earls Court kalmak için uygun bir yer. Hem yeme-içme hem de konaklama imkanı çok. City Continental London Kensington Otel’i de tavsiye ederim. Otel koridorları açısından çok küçük ve eski ama, odalar yenilenmiş. Zaten sadece gezmek için gidilen bir yerde otelde çok fazla zaman geçirilmeyeceği için temiz olması dışında fazla özellik aramıyorum. Kahvaltı yeterli ama köşedeki Marks and Spencer Simply Food’dan fırında pişmiş taze ürünler alıp yiyebilirsiniz.
  •   5 gün gezmek için yeterli gibi görünse de Londra için yetmedi J Çünkü gezilecek çok yer var. 2 günümüz daha olsa Kensington bölgesini, Tower Hill bölgesini gezebilirdik. Ayrıca mevsimsel olarak soğuk ve yağışlı olduğu için Londra’nın meşhur parklarında vakit geçiremedik. Bir daha gidersem Temmuz ayı gibi gidip parkların keyfini çıkarmak isterim.
  • Yemek fiyatları en lüks restaurant ile vasat bir yer arasında çok fark etmiyor. Damak zevkinizden vazgeçmenize değmez. Ama yiyecek ne var derseniz, çok seçenek yok. Daha çok italyan restaurantlarını tercih edip makarna ve pizza yemek zorunda kaldık.
  • Ziyaret edeceğiniz yerleri ve ulaşım bilgilerini mutlaka önceden planlayın. Metro her yere gidiyor. Harita gayet anlaşılır. Sıkıntı çekmeyeceğinizi düşünüyorum.
  • Türkiye’deki şehir fırsatı uygulaması Londra için de var. Groupon’a üye olup gitmeden fırsatları değerlendirin.
  • Time Out ve Taste card gibi sitelerden trial üyelik alıp dönemsel fırsatlardan yararlanabilirsiniz.
  • Havaalanı transferlerinizi önceden internetten alarak çok daha ucuza getirebilirsiniz.
  • Londra gerçekten çok pahalı bir yer. Alışverişten ziyade kültür turu gibi düşünüp gezmek lazım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder